ASSALE ANA ARI SATIŞI ANTALYA BAYİSİ HAYATİ İNAL

ASSALE ANA ARI SATIŞI ANTALYA BAYİSİ HAYATİ İNAL
ASSALE ANA ARI ANTALYA 0 532 695 36 19

Marmara Arıcılık

08 Şubat 2010 Pazartesi

ŞUBATDA ARILAR...




Bu hafta öylesine yağışlar yağdıki,öylesine bereket toprağa indiki çok şükür elhamdülillah...Beni 3-4 yıldan beri bu blokdan takip edenler kuraklıkdan ettiğim feryadı bilirler.Allaha çok şükürki geçen mart ayından beri tam 1 yıldır çok şükür geri iklimimizi Allah bağışladı.Bugünde öylesine bir yağmur vardıki Antalya'da anlatmak yetmez yaşamak lazımdı.Neredeyse afet gibiydi.

Arılara gelince;Kış başlangıçda ılık geçti.Yavru atışıda zayıfdı.Buna bağlı olarak arılarda zayıfladı.6 Şubat Cumartesi tüm arıları elden geçirdim.Hepsine özel yapılmış yumuşak kıvamlı vitamin katkılı bir kek verdim.Çünkü;Şurup yapıp verecek zaman olmadı.Nedenmi?Önce soğukdan,sonrada yağmurdan...Doğal bitki örtüsüde yerinde saydı soğuklarla.İşimiz birikti.Önce acilen şurup hazırlamalı.Koyuya yakın.%60 şeker %40 su...Yani50 kg şekere 40 kg su katıp kaynatarak invert hazırlayacağız.Tabiki uygun havayı bulursak.Bu işi evde tüpde yapamayız.Tüp oldu 52 tl.En iyisi odun ateşinde kaynatmalıyım.
Benim arılık bölgesinin bitki türü olan kirişler...Haala tomurcukdalar...Havalar bir ısınırsa işimiz kolaylaşacak.Bir o kadarda çoğalacak...
Kovanların ağızları hala daraltılmış pozisyonda...En kısa zamanda tüm kovanlar elden geçirilmeli,boş petekler alınarak bahar sıkıştırılmasına geçirilmeli,ayrıca şerbetliklerde yerleştirilecek.Haftada 2-3 kez azar azar şurup verilerek arıların bahar hızlanmasını sağlamalıyım.
Arılığımızdan bir görüntü daha,boş olan veya boşalan arı kovanlarına basit bellek...Taş koyma..
Arılığımızın bahar konumu hazırlanmadı...Bu yıl çalışma şartlarını biraz daha iyi yapmalıyım.Çünkü;Ormanlık alanda yorulduğum zaman dinlenmem için bir çadır kurmalıyım.Açık alanda uyumak,kısa kestirmek kolay değil.Böcek ,akrep ve yılanların bol olduğu bir mevsimde...Öyle olunca bende yoruluyorum.
Geçen yaz arılar sıcakda bunalmasın diye kapakları boyamıştık.Kışında olumsuz bir etki yaptımı diye ...Ama kovanların doğal olması gerekiyor gibi...Artık kovanlarda da bir yenileme ve geliştirme yapmalı...Çünkü;Arılarla evcil hayvanlardan verim almanın en olumlu ve kolay yolu onlarıda uygar barınaklarda yaşatmakdan geçiyor.
Arıcı 07-ANTALYA

04 Şubat 2010 Perşembe

TEŞVİKLER VERİLMEYE BAŞLADI

VIZILTILAR :Yeni yazımızın konusu:Bal mumu salgılama ve petek işleme http://toroslardakiarici.blogspot.com/


Arıcı ve blokcu Dostlar ;
Bugünler de çok haber üretemiyoruz.Havalar soğuk gidiyor.Bazen de yağışlı..Arılar için bahar çalışmalarına başlayamıyoruz soğukdan...Antalya buz kesiyor.Hava geceleri sıfırın altında...Su şebekesini buz tutmasın diye muslukları hafif açık bırakıyoruz gece...Arılar ne alemde diyorsanız yakında bakamadık,3-4 gün daha zor gözüküyor.Hava daha bir kaç gün soğuk ve yağışlı gözüküyor.Arıcılara müjde...Teşvikleriniz dağıtılmaya başladı...Birliklerinize telefon ederek sorup ne zaman alacağınızı öğrenin.Bana akşam mesaj geldi.Birazdan telefonla bizim birlik başkanına telefonla ulaşacağım.Bugün almam gerektiğini yazıyordu mesajda...
Arılarımız için bahar girişi iki işlem yapacağız.Hem kek...Hem invert şurup...Bizim Akdenizde yavru atımı sürekli olduğu için kek takviyesini yapıp şurupla desteklenince bahar uyanması hızlı oluyor.Ancak karasal iklimin yaşandığı bölgelerimizde bahar uyandırması sadece şurupla yapılmalı.Çünkü;Kek yaşlı işçilerin yıpranmasına sebeb olmakta...Kek yaşlı işçileri yıpratarak kolayca bahar girişinde salgı salgılamak zorunda bıraktığı için ölümlerine yol açabiliyor.Arılarda salgı sistemi genç işçi arılarda güçlü olmakta...20 günden sonrada tarlacı oldukları için salgı sistemleri zayıflamaktadır.Bu durumu göz ardı etmeyiniz.
Biz çalışmalarımızı hafta sonuna doğru planlıyoruz nasipse...Çünkü yaşadığımız günler halk arasında 6-12 arası denen Zemheri sonu ile hamsin girişi arasındaki 12 günlük soğuk günlerdeyiz.Hamsin 31 ocakda başladı 21 marta kadar devam edecek.50 gün.Bunun 25 i kış,25 de Bahar ılık ve sıcağa yakın olacaktır.Şu soğuk günler geçsin bizde çalışmalara odaklanacağız.
Tüm ülkemiz insanını ve üreticilerin gerçek ve doğal iklimi yaşamasını temenni ederek yazımızı bitiriyoruz.Hoşça kalın. ... Devamı...

Bugün saat 11.30 gibi Antalya Arıcılar birliğine uğradım.Bal Üreticileri birliği Başkanı ve aynı zamanda Arıcılar Birliği Başkan Vekili olan Dostumuz ve arkadaşımız Hasan Yavuz'dan teşvik parasını aldık.Tam teşvik sayılmaz ama,hiç olmazsa bazı eksiklerimizi hallediyor.Bunada şükür.Allah Devlete Millete Esenlik Versin.Aldığımız para ile arılarımızın ihtiyaçları için birşeyler aldık.Pudra şeker,Vitamin,Petek ve birkaç çuvalda bahar beslemesi için şeker.Gerisimi harika bir arı sevgisi,tadına doyulmayan yemeye doyamadığım leziz Ballar...Hiç olmazsa doyasıya bal yiyoruzya, geriside sağlık olsun...

25 Ocak 2010 Pazartesi

SOĞUK ZİRVE YAPTI(Resimler yeni eklendi.)

Şiddetli soğuklar herşeyi buz tutturdu.Yerlerdeki su ve çamur birikintileri saat 11.30da hala buz tutmuş halde duruyordu.
Bu resim 11.30da çekildi.Orman içinde arılığın yolu üzerindeki su birikintilerinin buzlarının bugün erimeye niyeti yok gibiydi.

Aslında bugünlerde yazacak çok şey yok...Çünkü;Kış zirvede...http://www.handiri.com/kozmik_takvim.h Bu linki tıklayıp incelerseniz,doğruyu göreceksiniz.Benim ilçe Döşemealtı meteorolojinin sitesinde Kepez olarak veriliyor.Bu gece -3 ü gösteriyor.Yarında -1 gibi olacak.Bu görünen durum.Birde hissedilen varya...Oda takriben %15 daha fazla...Sahil kesimi ve havanın nemli, olmasından dolayı...Buz tutuyoruz...Ancak artık 22 aralıkda başlayan ZEMHERİ nin sonuna geldik.PAZAR günü HAMSİN BAŞLIYOR.Hamsinde 50 gün kadar devam edecek.Kısaca Akdenizde kozmik takvime göre tam kış zirvede.Zaten evvelden beri yaşanan iklimimn ortalaması alınarak hazırlanmış bir takvim.Geçmiş yüzyıllarda kullanılan bir takvim.Bu takvimi takip ederseniz meteoroloji de iklim ortalaması buna uyuyor.


Bizlere arıcıyızya arılar ne alemde...Birkaç gündür gidip bakmadım.Evin penceresinden bakınca yeni dünya ağaçlarının kırklamış çiçeklerine hiç arı gelmiyor 4-5 gündür.Çünkü;Dışarda insanın duracağı yok.Öylesine soğuk ve şiddetli bir KUZEY rüzgarı(POYRAZ)esiyorki...Bahçedeki limon ağaçlarının yapraklarını neredeyse kış gününde kurutacak.Ağaçları bile ayaz vurdu gibi...Bundan 15 gün kadar önce bir haber kaynağında İngiliz Bilim adamlarının kuzey yarı küre için 30 yıllık küresel soğuma başladı diye bir yorumları vardı...Bakalım göreceğiz...


Değerli dostlar,bu yazıyı güncel olmasından dolayı kaleme aldım.Birde şu kozmik takvimi öğrenmeniz gerekiyor.Bir çok çağımız insanı atalarımızın kullandığı bu takvimi bilmiyor.Ama çağ dışı değil...Çağın gerçeği...Yaşanan iklimin veri kaynağı.Bu bakımdan faydalı bir takvim.25 Ocakda ŞİDDETLİ SOĞUKLAR yazıyor...Tam isabet tutuyor.29 Ocak da AYANDON fırtınası var.Bu fırtına ile sahillere yağmur karasal kesimlere de kar yağışı var.30 Ocak da Zemheri kışlı günlerin sonu.Hamsinde ise 50 gün boyunca 31 ocak 21 mart arası soğuk ve ılık günler karışık...Oranı 1/3 civarı.Yani 1 gün soğuk ve yağışlıysa 3 gün ılıman olacak gibi...Bu yazıyı akşam saat 22.30 gibi yazmaya başladım.O sırada elektriklerde voltaj bozukluğu oluştu.Mecburen kapandık.Bu saatlerde tamamlayabildik gibi.Birazdan arılara doğru gezinti yapıp geleceğim.Yakında arılığa gitmedim.Bakalım gözlemleri ayrıca 1-2 gün sonra paylaşırım..


Şimdilik hoşça kalın.



Not:Bu linki kopyalayıp bir yere yapıştırın.Arıcılar olarak takip edin.Çok faydasını göreceksiniz.Gerçek ve doğal takvim mevsimsel özellikleriyle...







Arıcı 07-ANTALYA

23 Ocak 2010 Cumartesi

VÜCUDUMUZUN 24 SAATİ



06.00: Kortizon salgılamasıyla organizma uyanıyor. Bu uyanma vücut için kendini yavaşca kalkmaya hazırlama işareti. Metabolizma hareketleniyor, günün işleri için enerji ve protein hizmete hazır oluyor.
07.00: Vücut hâlâ zayıf. Spor yapmaktan kaçının. Kalbe ve dolaşıma gereksiz yüklenirsiniz. Spor yerine kahvaltı edin, sindirim bu saatte mükemmel çalışıyor.
08.00: Libidonun en yüksek olduğu saat. Fazla miktarda hormon salgılanıyor. Sigara tiryakileri için de durum aynı. Kahvaltı sigarası damarları her zamankinden daha fazla çok daraltıyo
09.00: Vücudun dinç, kuvvetli olduğu saat. Herhangi bir hastalık için iğne olacaksanız bu en doğru zaman. İğnenin ateş ve şişme gibi yan etkileri ender olarak görülüyor, vücut röntgen ışınlarına karşı daha dirençli oluyor


10.00: Organizmanın kendine gelme, 'ben burdayım' deme saati. Fazla enerjik, vücut en yükes ısı seviyesinde. Verimliliğimiz de öyle. 'Kısa süre belleği' iyi durumda. Bir önemli

ayrıntı: 10.00 ile 12.00 arası enfarktüs olaylarına sık rastlanıyor.



11.00: Vücudun tam formunda olduğu, verimli olmaya programlı bir saat. Kalp ve dolaşım o kadar zinde ki yapılan muayenelerde kalpteki bir bozukluk gözden kaçabilir. Hazır cevaplık tavan yapar, özellikle hesap işleri, matematik ödevleri rahat ve iyi bir şekilde, zorlanmadan çözülür.

12.00: Dinlenme saati. Dikkat azalıyor ve insanı uyku basıyor. Midedeki asit miktarı fazlalaşıp, beyindeki kan akımı azalıyor. Zira kan sindirim organlarını desteklemesi için mide tarafından kullanılıyor. Öğle uykusu uyuyabilen kişilerde istatistiklere göre enfarktüse %30 oranında az rastlanıyor.
13.00: Vücut formdan düşüyor. Verimlilik gün ortalamasının %20 aşağısına iniyor. Bütün organlar en alt düzeyde çalışıyor, sadece safra öğle yemeğini hazmetme faaliyeti gösteriyor.

14.00: Bitkin oluruz. Çünkü tansiyon ve hormon düzeyi düşüyor. Diş doktorundan korkanlar için en uygun randevu saati. Çünkü bu saatte acı az hissediliyor. Lokal anestezi uzun süre devam ediyor (30 dk.).


15.00: Enerji geri geliyor, bellek tam formunda. İkinci verimlilik dönemi başlıyor ama sabahkinden az.
16.00: Spor için en iyi saat. Tansiyon ve dolaşım çok iyi durumda.
17.00: Organların faaliyeti üst düzeye çıkıyor. Kuvvet artıyor, oksijen harcanıyor, böbrekler ve mesane çok çalışıyor. Tırnaklar ve saçın en çabuk uzadığı zaman. Midedeki asit miktarı fazlalaşıyor. 17.00 'ye doğru mide kanaması geçirme riski artıyor.
18.00: Akşam yemeği için ideal saat. Pankreas bu saatte özellikle aktif.

19.00: Kan basıncı ve nabız tembelleşiyor. Bu nedenle kan basıncı düşüren ilaçlara dikkat, tehlikeli olabiliyorlar. Antidepresanların tesiri de bu saatte daha fazla


20.00: Karaciğerdeki yağ düzeyi düşüyor ve kirli kan kalbe her zamankinden daha fazla akıyor. Alerjisi olanlar ve astımlılar ilaçlarını bu saatte almalı. Etkisi hemen görülüyorr. Antibiyotikler de az dozda alınsa bile etkileri en üst düzeyde oluyor.
21.00: Sindirim organlarının günlük görevi sona eriyor. Gelen herşey midede sabaha kadar hazmedilmeden kalıyor ve bu çok tehlikeli. Kalan yemekler bağırsak sahasındaki mukozaya hücum ediyor.
22.00: Vücudun polisi akyuvarlar aktif hale geliyor. Sigara içenler dikkat! Bu saatten sonra vücut nikotin gibi zehirleri çok zor atıyor.
23.00: Organizma gün boyunca aktif faaliyet gösteren stres hormonunun salgılamasını durduruyor. Sakinleşip, rahatlıyoruz.
24.00: Uyurken deri hücreleri durmadan çalışıyor, gündüz olduğundan daha sık bölünüyor. İlk rüya safhası, yarım saat içinde rüya görmeye başlıyoruz.

01.00: Verim en alt düzeyde. Bu saatte çalışanlar hata yapabiliyor, dikkat azalıyor, çünkü vücut kendini uyumaya programlıyor.
02.00: Araba kullananlar dikkat: Görme zayıflıyor, tepkiler yavaşlıyor, kazalar bu saatte çok oluyor.


03.00: Bedenin de ruhun da en karanlık safhası. Melatonin hormonunun salgılanması tembel ve kararsız yapıyor. İntihar edenlerin sayısı fazlalaşıyor



04.00: Stres hormonundan enerji kazanıyoruz. Enfarktüs krizleri saat 04.00 ile 06.00 arasında çok oluyor; çünkü kan basıncı oldukça yükselip, damarlar geriliyor. Doğum yapma olasılığının en yüksek saati



-

05.00: Stres hormonu bizi faaliyete geçiriyor ve gündüz değerinin tam 6 katına çıkıyor. Vücudumuz harekete geçiyor kaybolan enerji yeniden geri geliyor. Gelsin, yeni bir günbaşlıyor.



20 Ocak 2010 Çarşamba

20 OCAK VE ARKASI

1980 -1990 arası öğretmen olarak5,5 yıl Yozgat Akdağmadeni'nde kaldım.Ayrıca 1,5 yılda Kayseri Pınarbaşı Pazarören Öğretmen Lisesinde çalıştım.Bu yıllarda sömestri tatili yaklaşırken kış şaha kalkar,hatda yollar kapanır,memleketim Antalya'ya gelmek zor olurdu.Tabiki Antalya'da kışı yaşıyor ama,buranın kışı nede olsa karsızdı...İşte 20 ocağı o günlerden beri iyi bilirim.Ülkemize soğuk hava akıntısı ve kar dalgası hep 20 ocakla başlamaktadır.Bunu bildiğimden dolayı arılarımın bahar bakım işlerini ocağın son günleri veya havanın güzel olduğu şubatın ilk günleri yapmaktayım.Bununda sebeblerini eskiden beri kullanılmakta olan kozmik takvime göre yapıyorum.(http://www.handiri.com/kozmik_takvim.htm)Kozmik takvimde de belirtildiği gibi 30 ocak zemheri sonudur.Yani soğukların kırıldığı baharı andıran günlerin başlangıcı olan zaman...Gerçek dende şubat ayı girer girmez büyük ve hızlı bir değişim başlar tabiat da.Bizim Antalya'da arılar için polen sıkıntısı kalmaz,arılar yavru atmaya başlarlar.Gerçi hala arılarda yavru var.En son arılara 7 ocak da bakmış,yavru olduğunu görmüş ve haber olarak yazmıştım.
Yazının başlığını 20 ocak ve arkası dememin anlamı buydu.20 ocakla kış zirve yapmakta,ocağın sonunda 30 ocak da zemherinin bitimiyle kış bahar karışımı günleri yaşamaya başlıyoruz.Bende nasip olursa tüm arıcılık çalışma ve planlarımı buna göre ayarlamaktayım.31 ocak dan itibaren önce tüm arılarıma yumuşak kıvamlı kek arkasından hemen koyu kıvam invert şurup takviyesi yapacağım.Bu arada bahar girerken bahar başlangıcına girmeden varroa mücadelesinide sürdürmeliyim.Çünkü;Antalya kış boyu ılık geçtiğinden ben ne formik,nede oksalik asit kullanma şansını bulamadım.
Bugün Antalya zaman zaman yağmuru zaman zamanda güneşi gördü...Güzel fakat soğuğa yakın bir gün yaşadık.Herşeyin hayırlısını versin mevlamız.Mevlam,ne eylerse güzel eyler,bizse sadece evhamlanıp dururuz.Hoşça kalın arıcı ve blokcu arkadaşlarım...
Arıcı 07-ANTALYA http://www.handiri.com/kozmik_takvim.htm(Mutlaka inceleyin.)