5 Ağustos 2016 Cuma

BOZUK SEZON

Arıcı 07-ANTALYA
                  Bu yıl dengesiz ve kurak mevsimden dolayı çoğu arıcımız  sıkıntıda...Ama bu tür olumsuz mevsimler arıcı kadar arılarıda dengesiz hale getirip,yavru akışını bozup kovanların mevsimsel olarak erken zayıflamasına sebeb olabilmektedir.Bilhassa çiçek balı pozisyonuna girip,bal akımını kaçıran veya bal üretemeyen arıcılar,kovan mevcudunu korumak için arılarına kiloluk kekleri verip,varova mücadelesine geçmeleri işlerini kolaylaştıracaktır.ÖÇünkü;Geç zamandaki çam balı mevsimine kadar mevcutlarını koruyamazlarsa bal alamadıkları gibi kış stresi ve diğer sıkıntılar akabinde toplu koloni sönmelerine zemin hazırlar.


Ayrıca çoğu arıcının bal akımı sürdüğü halde arıların petekleri sırlamadığını balın olgunlaşmadığını dile getirdiklerini duymaktayım.Aynı sıkıntılar tüm arıcılarımızda mevcut.Çözüm ballı sırlanmasını istediğiniz petekleri güçlü kolonilerde toplayıp iyi sıkıştırın.böylece balları alınmış kolonilerinize varova bakımı yapabilir,bala yöneltiğiniz kovanlarıda kontrol altına alarak daha yakından takip etme fırsatını bulursunuz.Zaten hala sıcak günler olan Eyyambahurun içindeyiz.Bu günler 10 ağustosa kadar sürecektir.Ayrıca 20 ağustosa kadarda 15 gün içinde ballı peteklerin balı olgunlaştırılıp sırlanacaktır.
Değerli arıcılar arıcılık kolay bir iş değil.Hata yapma lüksünüzde yok.Ayrıca sabit bir noktada yada sahil yayla 2 yerde yapılacak iş hiç değil.Arıcı arılarını bir bölgeye yerleştirdiği zaman arkasından çevresinde akabinde gidebileceği yeri ayarlamalı...Nektara polene ayak uydurabilmeli.Bende sahil yayla tipi yapıyorum.Ama sonuçda karlı kaznçlı olduğumda söylenemez.Ancak sistemi zar zor döndürebiliyoruz.Şu günlerde ilçe tarım müdürlükleri kovan teşvik tesbit işlerine başladılar.Kolonilerinizi saydırıp 2016 teşviklerinden faydalanın.Hiç olmazsa  size kışın

bir kaç çuval şeker alıp baharda arılarınıza destek sağlamanıza faydalı olur.
Tüm arıcılara kolaylıklar ve bereketli mevsimler dilerim.

29 Temmuz 2016 Cuma

EYYAMUBAHUR


Eyyambahur başlıyor.Bu günlerde hava sıcaklığının canlılara olan etkisinin maksimum değerlere ulaşması sebebiyle arılar da stres çok olacaktır.Bundan dolayı 10 Ağustosa kadar mecbur kalmadıkça onları kendi haline bırakın.

Takvimlerimizde Ağustos ayının ilk haftası eyyamı bahur yani yılın en sıcak günleri olarak kabul edilir. Meteorolojik tahminlerin günümüzdeki kadar gelişmediği yıllarda eski takvimlerde 31 temmuz-7 ağustos tarihleri arasındaki bu bir hafta farklı bölgelerimizde ismi değişsede ortak paydasında doğal olarak sıcaklar vardır. Sıcaklık artmaları ile bizleri bekleyen tehlikeler nelerdir gibi çeşitli soruların cevabını kısa ve öz olarak vermek istiyorum.

Güneş ışığı atmosferde çeşitli engelleri geçerek dünyamıza ulaşıyor. Buna rağmen güneş ışınlarının insan bünyesine bir çok zararlı etkisi mevcut. Başlıca zararları denince akla ilk gelen değişik derecelerde güneş yanıklarıdır. Güneş ışını ile dünyamıza ulaşan ultraviyole ışınlar bu zararlı etkilerin ana sorumlusudur.

Güneş ışığının insan vücudunda ilk temas yeri cilt ve deri olduğu için tedbirleri de daha çok bu organlarımız üzerinde almamız gerekiyor. İlk planda cildimizde kızarma kaşıntı bronzlaşma ve sivilceler ile belirti verirken zamanla güneşe maruz kalan vücutta bulgular değişime uğrayıp; deride çillenme, renk açılması, bronzlaşma ve erken deri yaşlanması gibi belirtilerin ilave olduğunu görmekteyiz.

Açık renkli kişilerin bu ışınlara karşı daha hassas olduğunun bilinmesi gerekir. Derimizde olumsuz etkilere sebep olan ultraviyole ışınlarına karşı alacağımız koruyucu önlemler ise: Öğle saatlerinde dik gelen ışınlardan korunma ve çeşitli cilt kremlerinden istifade etmektir. Basit yanıklar nedeni ile oluşan ateş halsizlik baş ağrısı kusma bulantı gibi şikayetlere karşı ise; ağrı kesicilerle birlikte bol sıvı gıda almak ve istirahat etmektir.

Sıcakların ani arttığı veya uzun süre sirkülasyonu olmayan ortamlarda kalma gibi nedenlerle terlemenin olamaması durumunda vücudumuzdaki sıcaklık denge sistemindeki düzen bozulup sıcak çarpması olarak isimlendirilen çeşitli derecelerde hastalıklara muhatap olabilmekteyiz. İçinde bulunduğumuz şu günlerde güneş ışınlarına ve sıcaklara karşı alacağımız bazı basit önlemler ile çeşitli hastalıklara karşı da kendimizi korumamız mümkün.

1- Güneşin dik açı ile etkili olduğu 11-16 saatleri arasında güneşten uzaklaşmak.
2- Açık renk, pamuklu, ter tutan ve geniş kıyafetleri tercih etmek. Şapka şemsiye vs.
3- Yağlı, unlu, şeker ve hamur gıdalardan kaçarak hafif gıdalarla beslenmeye çalışmak.
4- Çok terlemek durumunda kalıyorsak, tuzlu ayran vs gibi tedbirlerle tuz gıdasını almak.
5- Astım bronşit kalp hastalığı ishal gibi hastalıkları olan insanların daha dikkatli olması.
6- Küçük çocuk ve yaşlıların bakımına biraz daha dikkat etmek.
7- Asker polis gibi sabit nöbet tutulan ortamlarda sıcak saatlerde daha kısa nöbetler tutmak.
8- Stres, gerilim meydana getirecek olumsuzluklardan uzak durmaya çalışmalıyız.

Sıcak çarpmasının nasıl anlaşılacağı sorusuna gelince: Başlangıçta halsizlik yorgunluk ve bitkinlikle beraber tansiyon düşmesi, çarpıntı, baş dönmesi bulguları ile karşılaşılıyor. Önemsenmez ve tedbir alınmazsa bulantı, kusma, iştahsızlık, ishal gibi bulgulara, sinirlilik huzursuzluk ve gerginlik, baş ağrısı yakınmaları kişiyi rahatsız etmeye başlıyor. Bu tablodan sonra dikkatsizliğin ve tedbirsizliğin devamı halinde şaşkınlık, sara nöbeti, şuur bulanıklığı ve koma tablosuna kadar kötüleşmeler olabilir. Böyle şikayetlerin ciddiyet arzettiği durumlarda oyalanmadan en yakın bir sağlık kuruluşunda tedavinin sağlanması gerekiyor.

Atmosferdeki nem oranına bağlı olarak meydana gelen astım, tansiyon oynamalarının sonucu kalp krizi, beyin felçlerinde kısmi artışlar sıcak havalarda ne kadar dikkatli olmamız gerektiğini bizlere hatırlatıyor.
Sıcaklarla birlikte bazen çekilmez olan yorgunluğa karşı şunları tavsiye edebilirim:
Taze sebze meyve suları yanında, dengeli vitaminlerle doku ve hücrelerimizi desteklemeliyiz. Aşırı tuzlu, şekerli ve unlu hamurlu gıdalar yerine, hafif, sindirimi kolay ve hücrelerimizi yormayacak yiyecekler, hem bizi hafifletecek hemde zindeleştirecektir..
Arıcı 07-ANTALYA

21 Temmuz 2016 Perşembe

ARILARLA BİR HAYAT...

 Hayatımızı etkileyen,sağlığımızaürünleriyle müthiş katkı yapan,ürünleri gün geçtikçe değerlenen nadide bir canlıdan bahsediyoruz.Ama hala bu canlının kıymetini tam biliyormuyuz?
                           Bende bu soruya verilebilecek olumlu bir cevap yok...
Arıcılığa verilen destekler yeterlimi?
                            Bu soruya zaten cevap verecek  destek yokki...adetden kovan başı...10 lira..Ne işe yarayacaksa...Destek denince !
Arıcılıkda kullanılan araçdan kovan ve ekipmana kadar her ekipman desteklenmeli...

 16.000 arı türü vardır. Bunların çoğu küme hâlinde yaşamayan arılardır. Yalnızca yüzde beş kadarı grup hâlinde yaşar. En sık rastlanan sosyal arı türü bal arısıdır. 80,000 kadar arı tek bir kovanda koloni olarak yaşayabilir.
 Erkek bal arıları, yalnızca kraliçe arıyla çiftleşebilmek için yaşar. Kovanda yemek azlığı varsa bu işçi arılar dışarı çıkmak zorunda kalırlar.
 Erkek bal arıları çiftleştiğinde gövdelerinin alt kısmı zarar gördüğünden ölürler. Çiftleşme çiftleşme organlarının düşmesine sebep olur ve bu organ kraliçe arıda sıkışıp kalır.
 Kraliçe arı çiftleşmeye devam eder. Pek çok farklı arıdan 70 milyon sperm toplayana kadar bu böyle sürer.
 1660’ların sonuna kadar kraliçe arının aslında ‘kral’ olduğu zannediliyordu. Hollandalı bilim adamı Jan Swammerdam kovanın büyük arısını parçalarına ayırıp incelediğinde yumurtalıklarını keşfetti.
 Avustralyalı araştırmacılar, bal arılarının insan yüzlerini ayırt edebildiğini keşfetti. Böceklere siyah-beyaz resimler gösterildi ve verdikleri doğru yanıtlar için ödüller sunuldu.
Gizli Böcek Sensörü Projesi’nde Los Alamos bilim adamları, arıları patlayıcıları tanımlayabilmesi konusunda eğitti.
 ‘Balayı’ kelimesi eski bir Kuzey Avrupa geleneğinden türemiştir. Bu geleneğe göre yeni evlenenler bir ay boyunca mayalı baldan yapılmış bal likörü içiyorlardı.
İngilizce’de mükemmel insan anlamına gelen ‘bee’s knees’ terimi, Amerikalı çizgi film ustası Tad Dorgan tarafından ortaya çıkarılmış.
 Birinci Dünya Savaşı sırasında bal askerlerin yaralarını iyileştirmek için kullanılıyordu. Çünkü bal nemi emiyor ve böylece de değerli bir iyileştirme aracı hâline geliyor.
 Bal asla ve asla bozulmaz.
 Yabanarıları zaman aralıklarını tahmin edebilir. Araştırmacılar bu böceklerin dillerini aynı anda uzattıklarını tespit etti. Bu özellikleri sayesinde nektar avları hep daha kolay geçiyor.

 Kuzey Myanmar’da bir madende amber içinde bulunan melittosphex burmensis cinsi arı, bilinen en eski arı. Bu tür tam 100 milyon yıl önce yaşamış.
 Bezelye bitkisiyle genetik yasalarının önünü açan Avusturyalı keşiş Gregor Mendel, melez arılar yetiştirdi. Ancak bu arılar öyle korkunçtu ki hepsini öldürmek zorunda kaldı.
 Bir arı yaklaştığında duyduğunuz ‘bız’ sesi, dakikada 11,400 kez çırptıkları kanatlarının sesi. Arılar saatte en az 15 millik hızla gider.
Yeni doğan bir kraliçe arı, o kovandaki doğmuş ya da doğacak tüm diğer kraliçe arıları öldürür.
 1943 senesinde Avusturyalı zoolog Karl von Frisch, arıların çalışan diğer arıları harekete geçirmek için yaptıkları dans üzerine yazdığı çalışmasını yayınladı. Buna göre daire şeklindeki dans yemeğin yakında olduğunu, sallanarak yapılan dans ise uzakta olduğunu gösteriyor.
İşçi arılar güdümlü rollere sahiptir. Buna, ölen kardeşlerini kovandan çıkaran cenaze kaldırıcılığı da dâhildir.
 Nisan 1984’te özel fakat sınırlayıcı bir kutuya alınan 3,300 arı, uzaya gönderildi. Sıfır yer çekimine alışan arılar neredeyse çok düzgün bir bal peteği oluşturabildi. Ancak tuvalete gitmiyorlardı. Arılar yalnızca kovanın dışına dışkılarını bıraktıkları için yedi gün boyunca hiç dışkı bırakmadılar. NASA sözcüsü, uzay kovanının son derece temiz olduğunu ifade etti.
 Eski bir inanışa göre evinize giren bir arı, gelmekte olan misafire işaret eder. O arıyı öldürürseniz hoş bir misafirle karşılaşmazsınız. Yani siz en iyisi o beklenmedik bal arısını çaya davet edi



13 Temmuz 2016 Çarşamba

YAYLA ÇİÇEK BAL ZAMANI

Arıcı 07-ANTALYA
 Bu yılın yayla çiçek bal mevsiminin tam ortasındayım.Arılar peteklere nektar taşımaktalar.Bu arada bende onları takipteyim.Olgunlaşan ve dolgunluğunu tamamlayan petek bölümlerinde sır kapama işleri başlamış gibi.
 Bu mevsim girişi toros yaylaları çok kuraklık yaşadı.Bundan arılarda bitkilerde olağan üstü olumsuzluk yaşadı.Ama haziran içi ve temmuz içi yağışlarımevsimsel bitkilerin gelişip olgunlaşmasına olumlu katkı sağladı.
 Bu yıl arılığımdaki toplam kovan sayısı 110.Buna 20 adet minik 15 e-23 lük çıtalara sahip ruşet kovanlarım dahil değil.Kovanların 2/3 ü ballıklı.Ballıklı kovanlarımda ortalama 5-6 çıta ballı petek bal katında dolmuş pozisyonda.
 Bu yıl doğal karakovan kasnak petek çalışmasınıda yapmaktayım.Her kovana 1 adet kasnak yerleştirdim.Ama tamamı örülmedi.Kasnak bal karakovan çalışması kolay değil.Bunuda öğrendik.
 Mevsimsel çiçekler açmaya devam etmekde.Bunun yanında meyve bahçelerinde olgunlaşıp dökülen meyvelerde arılar için nektar kaynağına dönüşüyor.Bu aralar kayısılar olgunlaşmada.
 Dikensi yayla çiçekleri.Toros yaylaları bu tür ve eflatun renkli çiçeklerle dolu.Ayrıca mera çiçekleride çayır otlarıda artık çiçeklenmiş durumda.Her ne olursada yayla çiçeklerinin aroma tadı mükemmel.Ama nektar oranı kısıtlı.
 Bu kovanlar ruşet.Kovan içi yükseklik 18cm ...Çıta ölçüsü 15x22.5...Dışdan dışa en 25 Boy 19 uzunluk 35.Bu kovanlara arı silkme tamamlandı.Bu kovanları hem bal hem arı üretmede kullanacağım.Balda karakovan kendi örme çıta.Arı üretmede ise:Kovanlar içerisinde mükemmel olan analar seçilip,onlardan ana arı üreterek kovanların ana arısını değiştirme...
İşte böyle arı dostları.Benim arılığım Korkuteli Yukarıkaramandaki torosların yaylasında.Bulunduğum yerde rakım 1500 m ...Bal verimliliği orta düzeyde.Ama masrafsız ve kolay olduğu için kendi yayla mezrasını tercih ediyorum.Burdan sonra önümüzde ufkumuzda çam basra-püren ve keçiboynuzu  var...Bakalım ne nasip ne kısmet olacak...


29 Haziran 2016 Çarşamba

ARILAR NEDEN HIRÇINLAŞIR?

Arıcı 07-ANTALYA
 Arılarda diğer canlılar gibi gayet sakin ve uysal canlılardır.Onları huzursuz eden etkenler hırçınlaşmalarına sebeb olurlar.Arıların belli başlı düşmanları olan kirpi keler gibi canlılar onları yerler.Düşmanlarından korunamayan kovanlarda hırçınlaşır.Arılar açlıkdan sudan çok etkilenen canlılardır.Bu bakımdan yeterince nektar gelmeyen zamanlarda şerbet verilirse sakinleşeceklerdir.Ayrıca her arılıkda damlama tipi bir suluk bulunmalıdır.Su kazanı güneş ısısından etkilenmeyecek şekilde dizayn edilmelidir.Yada gölgelendirilerek suyun ısınıp yosunlaşmasının önüne geçilmelidir.Bu bakımdan her arılığı su sistemi mutlak konulmalıdır.Ayrıca sıcaklarda arıyı strese sokar.Kovan kapaklarının galvanizli saçları ısınmayı artırmaktadır.Bundan dolayı kapak içine strosfor konulmalıdır.
Arıları strese sokan bütün faktörler hırçınlaşmasına sebeb olur.Bu bakımdan arılığın mekanı iyi seçilmelidir.Bilhassa yaban hayatından gelecek tehlikelere karşı iyi korunma sağlanmalıdır.Nektar akışı polen akışı gözlemlenmelidir.Arılık gürültü ortamından uzak olmalıdır.Bunun yanında kovanlar bölgenin rüzgar akışına göre uygun yerleştirilmelidir.Rüzgarlı bölgelerde uçuşda zorlanan arı stresli olacaktır.Yazıyı şöyle toparlayalım.Arı stresi;Yaban  hayvanlarından kaynaklı etkenler,Arılık knumundan etkili etkenler ve su nektar ve polen sıkıntyısından kaynaklanan etkenler olarak toparlamak mümkündür.
Bal mevsiminde de nektar akışı yoksa arılık ya daha uygun ortama taşınmalı yada şerbetle desteklenerek stresi aşılmalıdır.Ama en baskın stres sebebi yabani hayvan olan kirpi,kertenkele bu gibi etkenler arıların hırçınlaşmasına sebeb olurlar. Bilhassa domuzlarda geceleri arılık çevresine bazen kovanlara  sürtünerek,devirerek  arıları hırçınlaşmasına sebeb olurlar.Domuzlardan korunmak için bir beze az miktarda mazot bulaştırıp arılığa 40-50 metre mesafedekibir ağaca çalıya bağlayın.Kokusuna domuz ve kokudan etkilenen yabani hayvan gelmez.Arılarda bu sebebler dışında  hırçınlık devam ediyorsa yaktığınız körüğün içine bir miktar çam reçinesi koyun.Her kovana 3-10 arası arı yoğunluğuna göre duman verin.Bu tütsü vermeyi 3 gün ara ile 4-5 kez deneyin.Tütsüyle dumana maruz kalan arı yangın paniği ile bala saldırıp bal yiyecektir.Yediği bal onu güçlendirip sakinleştirecek ana arınında aktivitesini artıracaktır.
Bu konudaki gözlem ve çalışmalarımız ilerki zmanda daha geniş olarak bir makale ile yayınlanacaktır.İyi çalışmalar hayırlı sezonlar dilerim.
Arıcı 07-ANTALYA

31 Mayıs 2016 Salı

ANTALYA ARICILAR BİRLİĞİ BAL SATIŞ OFİSİ TANITIM

Arıcı 07-ANTALYA
 Antalya Arı Yetiştiricileri Birliği Bal Satış Mağazası 2015 yılından itibaren yapılanma gelişme ve Antalya Bal pazarına Antalya Ballarıyla giren bir satış mağazasıdır.Bu bal satış mağazası Birliğimiz üyeleri tarafından üretilen sağlığa uygun Arıcılık ürünlerini satar.Vitrinde adı geçen tüm Ballar sezon içerisinde üretim dönemlerinde alınarak satışa arz edilecektir.Lütfen üyelerimiz kaliteli ve güzel ballarını birliğimize numunelerle ulaştırıp,gerekli teknik analizlerden geçtikden sonra satış yapabilirler.2016 yılı bunun  başlangıcı olacaktır.Ballarınızı tahlil ettirerek bizimle irtibata geçin.Ayrıca ballarını ambalajlayarak satmak isteyen üyelerimize fason bal dolumuda yapılacaktır.Birliğimiz bal dolum tesisi faaliyete geçmiştir.
 Bal satış mağazamızda Antalya'ya has ballar ön plana çıkarılarak satılır.Bu mağaza sadece üyelerinin ballarını satar.Bal fiyatlarıda ülkemiz ekonomisine paralel bir düzenlilik içerisindedir.
 En çok satılan,bilhassa Antalya dışına hediye götürülen bir bal çeşitidir.
                                                          LAVANTA BALI
Bu bal Antalya arıcısının Akdeniz bölgesi içerisinde olan Isparta ili çevresindeki lavanta alanlarında ürettiği kaliteli bir bal çeşitidir.


 Akdeniz bitkisi olan keçiboynuzu bitkisinin ekimin 20 si ile kasım başındaki çiçeğinden elde edilen farklı tadı olan üst düzey bir bal çeşitidir.
 Yine akdenize has olan sandal(Yabani çilek)bitki çiçeğinden mart ayı sonunda Nisan başında çiçeğinden elde edilen bir hafif acımsı harika bal çeşitimizdir.






 Antalya arıcısı tarafından temel petek kullanılmadan üretilen kara kovan çiçek balıdır.
 Polen arı ürününün vazgeçilmez bir parçasıdır.Ayrıca arı sütü ve propolisin ham sıvı değişik ürünleride birliğimiz satış mağazasında bulunur.
 Ürünler raflarda adıyla yer almaktadır.Tüm Antalya bal tüketicisi Sedir mahallesi Vatan Bulvarı üzerindeki İl Tarım Müdürlüğü Kampüs girişindeki bu küçük bal mağazasından kaliteli ürünleri en iyi fiyatla alacaktır.Çünkü;Bu mağaza Antalya Arıcının kendi evidir.Hedef Tüm Antalya Ballarını satma hedefidir.Önümüzdeki zaman diliminde bununçabalarını tüm üyelere gösterme gayretinde olacağız.Sabırla bizi izleyin.Antalya Arıcısına layık olacağız.









9 Mayıs 2016 Pazartesi

ARILIĞI BAL MEVSİMİNE HAZIRLAMA

Arıcı 07-ANTALYA
                             Yıllardır arılarla ve arıcılarlayız.Sonuçda Türkiye'de arıcılık yapmaktayız.Yıllardır sorunlarda değişen yok.Aynı sorunlar,aynı çözümler...Yine hap yap para kap türü bir sürü arıcılık yem katkı vitaminleri...Bedava şakşakcısıda  biz arıcılar...Arı ne ister? Ne ihtiyacı var?  Bilmeyen bu işde ahkam kesmesin arıcılık yapmasın.Varova ve hastalıklar..Yanlış ilaç kullanımı... Çöken kovanlar..Tüm arıcılarda..Bende,sende onda..Hepimizde...Arı temiz bir kovan ortamı ister.Temiz sular ister.Nektar ister,polen ister.Başka ?Yok....Ne istesin..sahibininin sağlığına duacıdır...Antibiyotik vermesin diye...Varovadan beni koru der.Ama maalesef tek çözüm hala amitraz içerikli maddeler...Diğerleri mi?Onlar hap yap..! Dr reçetesine ekle...
   Ey arıcılar hep yanlış yaptık..Hani arkadaşlarımız sorarlar.Kaç sandığın var?Balkanlar ve avrupalı arıcılar kovanlarını yukarıya çok katlı olmaya zorlarlar.Bizde hamallığı severiz..Yana doğru çoğaltırız.Boş kovan kalmasın koy bir çıta arı..Beyini çıkarsın o kendini kurtarır...Hep böyle geldik.Bundan dolayıda kovan başı desteği kaç yıldır hala 10 lira...Devletde uyandı...Arıcı yana gelişiyor peteğe değil dedi...Bunun çözümü çok katlı gelişmiş kovanlar.Hep duyarız.Bende yaşadım.Ne kadar balın oldu?Bu yıl bal yok..Cevap aynı...Aslında bal var.Ama koloni yönetecek arıcı yok.Kaç arıcı var nektara göre kendini hazırlayabilen ?İşte Antalya'da bir çok arıcı gibi bende aynı...Sandal balı geldi mart ayında..Arılar zayıf..Bal toplayamadı...Arkasından turunçgiller onuda kaçırdık...Çam dersen bahar balını veriyor...Arıcı da diyor ki..ah bir param olsa şu arıya şeker kek verebilsem?Yok böyle bir şey!Türkiye'de arıcılığı kökden yanlış yapıyoruz.Kışın sahil koridoruna yığılan kovanlar..Ilıman kış ve nosema ile laçka oluyor.İyice zayıflıyor.Yarısı sönüyor.Sonra baharda gelişmiyor.Tek çözüm...Son baharda son balı alıp,arıyı son kez yavruya oturtup soğuk bölgede kışa gireceksin.Arı uçamıyacak.Zorunlu salkımda kalacak.Koloniler güçlü kalacak.Şubatla arıyı indir sahillere...Bir iki kez şurup ve kek..varova mücadelesi,kovan bakımı,temizliği,kaliteli petekle yeni örüm peteklerle bal mevsimlerine kucak açacaksın.
Arılar bahara doğru kovan içinde iyice sıkıştırılmalı,şerbet ve kekle desteklenip güçlü yavruya yönlendirilmeli.Mart ayında kışa  dolu giren  kovanlar ikinci katıda dolduracaktır.Güçlü işçilerle arılar kolay bal yapacaktır.Bugün arılıkda gözlemlerimde;5-6 çıtaya kadar arılarda bal yok...13-14 çıtada katlı kolonilerde 3-4 çıta dolu bal vardı.Bu ne demek oluyor? Koloninin işçisi çoksa balıda buluyor.İşçisi azsa kovanı zar zor besliyor,artıramıyor.Artıramayınca o koloni stresli oluyor.Kapağı açarken serseri uçak gibi sokacak adam arıyor.Yıllardır hep çok kovanım çok arım olsun diye düşünürdüm.Ama hep yanlış düşünmüşüm.Çok kolonim olacağına kovanlarım 3-4 kat olsun..Şimdi bu doğrultuda gidiyorum.
Bu kolonilerin bu resim 15 gün önceki hali..Maşallah şimdiilk iki sırada üç kovan hariç hepsi katda..Yani 13-14 çıtadalar.Hedef yaz yayla balına kadar bu sayıyı 20 çıtanın üzerine ulaştırmak.Ne yapayım 200 tane kovanı..Bal yok,kendini beslemez, aç.Kışında perişan...
Arıcı kardeşim,
Arılarını gideceğin nektar akışına hazırla.9 mayısda çıtaya atılan yumurta 30 mayısda arı olarak doğar.20 günde kovan içinde gelişim ve değişim süresi.19 Haziranda tarlacı olur.Bu hesabı iyi yapmalısın.Nektar akışında koloninin tarlacısı işçisi bol olursa bal sorunu yaşamazsın.Onun için Bu günlerde gerekli çalışmaları iyi yapmalısın.
Tüm arıcılara iyi bir bal sezonu dilerken,arıcılık bloğumda 1.000.000 ziyaretçi sayısını yakalamaya az kaldı.Günde 1000-1500 arası ziyaretçi akımı yapan bu blok 993.000 gibi bir rakamı yakaladı.5-6 gün sonra 1.000.000 dalya diyeceğiz.Hepinize teşekkürlerimi sunarken,fikrinizi değiştirin,kovanları yana değil,yukarı gönderin.duplex,triplex katlarla kovanlarla çalışın..


19 Nisan 2016 Salı

ZAMANA AKAN YOl ve BAHRİ YILMAZ

Arıcı 07-ANTALYA

Geçen hafta perşembe günü Antalya'da Anfaş fuar alanında Rahmetli Bahri YILMAZ'la beraberdik.Onu takdir edende etmeyende çoktu.Ordulu arıcıları kayırıyor diyenler olurdu.Ama gerçekde tüm arıcıların yanında olmaya çalışan bir başkandı.Mütevazi karaktere sahip,alçak gönüllüydü.Hayatı yollarda arıcılık eğitim konferanslarında,arıcıya ekmek kazandırma çabalarında geçti.Hani derlerya biz insanların kıymetini ölünce anlıyoruz diyenler varya,olara cevaben ben her zaman insana değer veriyorum.Tüm insanları güzel ve hatalı yönleriyle seviyorum.Hiç mükemmel olamadık.Olamayızda...Yaradılışa ters gelir.Ama güzel ahlaklı,dürüst ama hatalarıyla sev,ilen iyi niyetli insan olmak ...
2017 Apımondıa'nın İstanbulda yapılması için gösterdiği çaba çok bü
yüktü.Bahri YILMAZ başkan büyük hedefleri büyük hayalleri olan bir arıcı başkandı.Ailesi atadan soydan gelme arıcıydı.Türkiye'de gezginci arıcılığı ilk başlatan ailenin ferdiydi.kısadan hisse büyük değerli bir arıcı başkanı kaybettik.Allah Rahmet eylesin.Ailesine yakınlarına tüm arıcılara sabırlar ihsan eylesin.Mekanı cennet,Peygamberime komşu olsun.(Amin)


Antalya Arıcılar Birliği Bşk.Yücel TURAN  ve TAB Başkanı Bahri YILMAZ...
Nerden bilirdik bize veda etmeye geldiğini,onu Allah yolladı veda etti.Allah rahmet eylesin.











29 Mart 2016 Salı

DENEMELER...

Arıcı 07-ANTALYA

 Değerli arıcılar,

Ben ,arıcılıkta araştırmalara değişik ürünlere değer veren bunlarıda zaman zaman deneyen bir arıcıyım.Bu yıl da çabalarıma rağmen nosema yine canımı acıttı.Gerçekten uğradığı anda arılığı hortum gibi çarpıp geçiyor.Bu bakımdan değişik ilaçların yanında artık veteriner dezenfektan maddelerin arıcılıkda çok işe yarayacağını biliyorum.Kendimde deneme halindeyim.Biliyorsunuz ki bir çok arı hastalıkları mikroorganizmaların sebeb olduğu hastalıklar olup,arının bir böcek olması vede direncinin zayıf olması sebebiyle çabuk yıprandığı hepimizce malum...İşte bu sebeble arının bağırsak sisteminde bulunan bu mikroorganizmaların ancak orada veteriner dezenfektan tarafından temizlenebileceğini düşünmekteyim.Bunuda hayata geçirmenin yolu şerbetle arıya yedirmekten geçiyor. 


Şerbetin içine şırınga ile kuralına uygun konulacak veteriner dezenfektanın arının sindirim bağırsak yada diğer organlarında yer alan her türlü mikroorganizmayı temizleyecektir.Ayrıca bu veteriner dezenfektanların mikrop öldürücü özelliği sebebiyle avrupa yavru çürüğü gibi mikrobik hastalıklara çözüm olacağını düşünüyorum.Kovanlarımda uygulamaya başladım.Zaman içerisinde sonuçları paylaşacağım.Bunları sadece paylaşmak için yazdım.Merak eden arıcı sadece tek kovanında deneme yaparak sonuçlarını gözlemleyebilir.
 İyi verimli bir bahar ezonu dileklerimle hoşça kalın.

4 Mart 2016 Cuma

KIRSAL KALKINMA DESTEKLERİ KAPSAMINDA TARIMA DAYALI YATIRIMLARIN DESTEKLENMESİNE İLİŞKİN KARAR..


Yönetim kurulu Başkanımız Yücel TURAN'ın  bir yıldır tüm bakanlık TAB ve her ortamda mücadele ve azmiyle çaba sarfettiği tarıma dayalı destekler artık sadece bir kaç ile değil tüm illerimize uygulanacak.Başkan Yücel TURAN'ın Tarım Bakanlığı Müşteşarlığı ve ilgili birimleriyle yaptığı görüşmeler TAB'ında desteğiyle hayata geçiyor.Bununla ilgili genelge aşağıdadır.
AMAÇ:Madde 1
BU KARARIN AMACI:dOĞAL KAYNAKLAR VE ÇEVRENİN KORUNMASINI DİKKATE ALARAKKIRSAL ALANDAGELİR DÜZEYİNİN YÜKSELTİLMESİ,TARIMSAL ÜRETİM VE TARIMA DAYALI SANAYİ ENTEGRASYONUNUN SAĞLANMASI İÇİN KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİN DESTEKLENMESİ,TARIMSAL PAZARLAMA ALT YAPISININ GELİŞTİRİLMESİ,GIDA GÜVENLİĞİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ,KIRSAL ALANDA ALTERNATİF GELİR KAYNAKLARININ OLUŞTURULMASI,KIRSAL EKONOMİK ALTYAPIBNIN GÜÇLENDİRİLMESİ,TARIMSAL FAALİYETLER İÇİN GELİŞTİRİLEN YENİ TEKNOJOLİLERİN ÜRETİCİLER TARFINDAN KULLANIMININ YAYGINLAŞTIRILMASI,YÜRÜTÜLMEKTE OLAN KIRSAL KALKINMA ÇALIŞMALARININ ETKİNLİKLERİNİN ARTIRILMASI,KIRSAL TOPLUMDA YEREL KALKINMA  KAPASİTESİNİN OLUŞTURULMASINA KKATKI SAĞLAMAK İÇİN YENİ TEKNOLOJİ İÇEREN YATIRIMLAR İLE BİREYSEL SULAMA SİSTEMLERİNE YÖNELİK YATIRIMLARIN DESTEKLENMESİNE İLİŞKİN ESASLARIN BELİRLENMESİDİR.
Kapsam
Madde 2-Bu karar 1/1/2016-31/12/2020 Tarihleri arasında kırsal alanda ekonomik ve sosyal gelişmeyi sağlamak,tarım ve tarım dışı istih
Dayanak
Madde-3:(1)Bu karar 18/04/2006 tarihli ve5488 sayılı tarım kanunun 19.cu maddesi ile4/5/2007 tarihli ve 5648 sayılı Tarım ve kırsal  kalkınmayı destekleme kurumu kuruluş ve görevleri hakkında kanun hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
Madde -4) (1)Bu kararın uygulanmasında;
a-)Bakanlık:Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığını
b-)Genel Müdürlük;Tarım reformu genel müdürlüğünü
c-)Hibeye esas proje tutarı:Tebliğde belirtilen kriterleri desteği sağlayan hibe desteği verilecek uygun maliyet toplamını
ç-)Hibe sözleşmesi;Proje sahipleri ile il müdürlüğü ve il koordinatörlüğü arasında imzalanan  ve hibeden yararlanma esasları ile tarafların yetki ve sorumluluklarını düzenleyen sözleşmeyi,
d-)İl Koordinatörlüğü;Tarım ve kırsal kalkınmayı destekleme kurumu il koordinatörlüğünü,
e-)İl Müdürlüğü;Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünü,
f-)Kırsal ekonomik altyapı;Kırsal turizm,el sanatları ve katma değerli ürünler,çiftlik faaliyetlerinin geliştirilmesi,bitkisel üretimin çeşitlendirilmesi,bilişim sistemleri ve eğitimi,kültür balıkçılığı,ARICILIK ve ARI ürünleri ile makine parklarını,
g-)KURUM;Tarım ve Kırsal kalkınmayı Destekleme Kurumunu ifade eder.
DESTEKLENECEK YATIRIM KONULARI VE NİTELİKLERİ
mADDE-5)bU KARAR AŞAĞIDA BELİRTİLEN TARIMA DAYALI YATIRIMLARIN DESTEKLENMESİNEİLİKİN YATIRIM KONULARINI KAPSAR.
A-)tARIM VE BALIKÇILIK ÜRÜNLERİNİN İŞLENMESİ,DEPOLANMASI,PAKETLENMESİ VE PAZARLANMASINA DÖNÜK YATIRIMLAR
b-)Tarımsal üretime yöneliksabit yatırımlar ve bu yatırımlara ait yeni teknolojiler içeren makine ekipman alımları
c)Yenilebilir enerji kaynakları kullanan yeni seraların yapımı
d-)Bireysel sulama sistemleri
e-)Kırsal ekonomik alt yapı yatırımları
f-)Bu karar kapsamında yatırım konuları arasında yer alan tesislerin enerji ihtiyacındakullanılmak üzere,yenilebilir enerji kaynaklarından lisanssız enerji üreten tesisler
2-)Bu karar aşağıda belirtilen nitelikteki yatırımları kapsar...
a-)Yeni yatırımlar
b-)Kısmen tamamlanmış yatırımların bitirilmesine dönük yatırımlar
c-)Kapasite arttırımı,modernizasyon ve teknoloji yenilenmesine dönük yatırımlar.
PROJE TUTARLARI VE DESTEKLENME ORANLARI
Madde 6)Tarıma dayalı ekonomik yatırımlar ile bireysel bireysel sulama sistemlerinde hibeye esas proje tutarı üstlimitinin %50 sine hibe yoluyla destek verilir.
2-)Proje bütçesi katma değer vergisi KDV hariç hazırlanır.
3-)Hibeye esas proje tutarı üst limitleri tebliğ ile belirlenir.
4-)Hibe ödemesi yapılabilmesi için hibe sözleşmesi imzalanması şarttır.
DESTEKLEME KAPSAMIİLLER
Madde 7-)Bu karar uyarınca 81ilde destekleme kapsamına alınacak proje konuları çıkarılacak tebliğle belirlenir.
FİNANSMAN VE ÖDEMELER
madde 8-)Bu karar uyarınca yapılacak ödemeler için gerekli kaynak,ilgili malı yıl bütçe kanunu ile tassis edilen ödeneklerden karşılanır.T.C:ZİRAAT BANKASI A.Ş aracılığıyla ödenir.Bu kararın uygulanması ile ilgili olarak yapılan ödeme tutarının %0,2 oranında Z:B.hizmet komisyonu ödenir.
2-)Bu karar kapsamındaproje başvuruları ilgili yıl Bakanlık bütçesinde yer alan ödenek çerçevesinde değerlendirilir.
DESTEKLERDEN YARARLANACAK OLANLAR
madde9-)  1-)Bu karar kapsamında hibe desteklerinden kamu kurum ve kuruluşları yararlanamaz.
2-)Bu karar kapsamında diğer yararlanamayacaklar tebliğ ile belirlenir.
DENETİM VE CEZAİ HÜKÜMLER
madde 10-)   1-)Bu karar kapsamında yapılacak destekleme ödemeleri ile ilgili hususlarda denetimi sağlayacak tedbirleri bakanlık alır.
2-)Haksız ödendiği tesbit edilen destekleme ödemeleri ile ilgili alacaklar 21-7-1953 tarihli ve 6183 sayılı amme alacaklarınıntahsil usulü hakkında kanun hükümlerine göre tahsil edilir.Alacakların kurum alacağı olması durumunda 5648 sayılı kanunnun ilgili hükümleri uygulanır.
3-)İdari hata sonucu düzenlenen belgelerle yapılanödemeler hariç olmak üzere desteklemelerden haksız yere yararlandığı tesbit edilen kişiler 5 yıl süreyle devlet desteklerinden mahrum bırakılırlar.
DİĞER HÜKÜMLER
madde 11-)
1-)Bu kararın uygulanması ile ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak tebliğler ile belirlenir.Bu tebliğler kapsamındaki uygulamaları Bakanlık adına Genel Müdürlük veya kurum yürütür.Bu tebliğlerin hazırlanmasında 31-12-2014 tarihli ve 2014/45 sayılı yüksek planlama kurulu kararım ile kabul edilen Ulusal Kırsal Kalkınma Strajesinin 2014-2020 temel amaç ve ilkeleri politika öncelikleri ve tedbirleridikkate alınır.
2-)18-01-2011 tarihli ve 2011/1409 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan KKD kapsamında tarıma dayalı yatırımlar ile makine ve ekipman alımlarının desteklenmesine ilişkin karara dayanılarak çıkarılan tebliğlere ait iş ve işlemler tamamlanıncaya kadar anılan karar kapsamında hibe ödemelerine devam edilir.
3-)Kalkınma ajansları,tarımsal ve kırsal kalkınmaya yönelik mali destek programlarının tasarımında potansiyel faydanılacıların niteliği desteklenecek yatırımlar,ve hibe oranlarının tesbiti hususlarında bu karar ve bu kararın uygulanmasına ilikin usül ve esasları düzenleyecekolan tebliğ hükümlerini gözetir.
4-)Bakanlık ve Kalkınma Bakanlığı merkezde il müdürlükleri ve il koordinatörleri ve kalkınma ajansları ise yerel düzeyde gerekli koordinasyonu ve iş birliğini sağlar.
YÜRÜRLÜK
 Madde 12-
1-)Bu karar 1-1 2016 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 13-)
1-)Bu karar hükümlerini Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.


13 Şubat 2016 Cumartesi

EKOLOJİK ARICILIK


Saf arı ürünlerini doğal olarak üretmenin üç temel etkeni vardır.Bunlar;Arılık çevresi,tarımsal alanlar,iş sahaları...Arıcılıkda ve arı ürünleri üretiminde;yabancı maddeler,glikoz ve tatlandırıcılar,bilinçsiz antibiyotik kullanımı,sülfonamit ve kemoterapik ilaçlar  kalıntıya sebeb olmaktadır. Uzun zaman içerisinde planlı çalışmalarla arıcılık sahaları ayrılarak bu sahalarda kimyasallardan uzak temiz su kaynaklarıyla insanlara kaliteli ve sağlıklı arı ürünlerini üretmeyi planlama bir devlet politikası haline gelmek zorundadır.Bilhassa arıların toplu ölmesine sebeb olan mikroorganizmalar ''Nosema gibi'' temiz su ve çevrelerle önlenebilmektedir.Bilinçsiz antibiyotik kullanımı sadece arıcılıkda değil,tüm hayvansal ürünlerde etde sütde,yoğurtda insan sağlığını ve bağışıklık sistemini tehdit eder hale gelmiştir.Arı hastalıklarından yavru çürüklüğü Aristo zamanında da vardı ve arıcılar tarafından bilinmekteydi.Ancak antibiyotiklerin insan ve hayvan sağlığında kullanıma başlamasından sonra hızla arıcılıkdada antibiyotik kullanımı yaygınlaştı,tehlikeli bir hale geldi.Günümüzde ise gizli algılanamaz antibiyotik türlerinin gelişmeye başlaması ayrı bir tehditkar unsur olarak durmaktadır. Bundan dolayı hayvan sağlığında arıcılıkda kullanılacak Antibiyotik ve kimyasallar et,süt,bal ve arı ürünleriyle ve hayvansal gıdaların üretiminene etki etki eetmiyecek şekilde veteriner hekim denetiminde yada eğitilmiş üreticilerin kontrolü altında yapılmalıdır.
Bitkilerde haşerelere karşı kullanılan ilaçlarda bitki çiçeklerrinden arılarla kovanlara taşınmakda ballarımızda kalıntıya ve k,imyasalların bulaşmasına sebeb olmaktadır.Motorlu taşıtlardan çıkan ekzos gazlarındaki atık maddelerde yollar çevresindeki bitkilerden ve çiçeklerden hayvanlara vede arı ürünlerine geçerek pestisit etkisi yapmaktadır.Bu pestizitler değişik kimyasal maddelerdir.
Arıcılıkda Sobaharda ve ilkbahar aylarında kullanılan kimyasallar peteklerde kimyasal kalıntıya ve pestisit etkisine sebeb olmaktadır.Bunu şu örnekle daha kolay anlatmak mümkündür.Avrupada bal ve arı ürünleri sürekli inceleme ve kalıntıya karşı kontrol altında tutulmaya çalışılır.Bu çalışmalarda bal ve arı ürünlerindeki kurşun miktarı polende yer alan kurşundan 52 kat fazladır.Çünkü;Çiçek açınca poleni arılarca toplandığı için çiçeğe ve polene doğal ortamda kurşun ve kimyasal bulaşma oranı çok düşüktür.Bunun sebebi kısa zamandır.Balda ve diğer arı ürünlerindeki kirliliğin temel sebeblerinden bir ayağıda biz arıcılarız.Bu bakımdan doğal ürünler ürtmek temiz bal üretmek aslında çokda zor olmasa gerek.Kovanlar havalandırılmalı olursa arılarda bir çok hastalık olmayacaktır.Temiz hava ve oksijen mikropları öldürür.Hatırlayın...Geçmişde yaralı bölgeye oksijenli su sürülürdü... .                                   Sağlıklı arıcılık yapabilmek için şu temel özelliklere dikkat etmeliyiz;1- Arılığın bulunduğu 3 km lik dairesel alanda yerleşim bölgesi,fabrika ve kirlilik yaratan sanayi ve endüstriyel sistemler olmamalıdır.2-Bu alanda yer alan tarımsal arazilerde yasaklı maddeler içere her türlü kimyasal ilaçlar kullanılmamalıdır.3-Arılık yakınında 3 km lik alanın dışında bile olsa akarsu ve su kaynaklarını kirleten kimyasal atık çıkaran tesisler yer almamalıdır.4-Arı kovanlarında ve arıcılık malzemelerinde boya ve sentetik maddeler kullanımından uzak durulmalıdır.Bilhassa kovanlarda sentetik kimyasallar kullanılmamalıdır.5-Arılık bölgesine yakın ortamda büyük otoyollar olmamalıdır.Unutmayınki ekzos gazları rüzgarla kolayca çevreye yayılır. 6-Arıcık malzemelerinde kullanılan plastik maddeler gıda sağlığında kullanılacak hijjenik özellikleri taşır konumda olmalıdır.7-Arıcıkda yapılan arılık çalışmaları kullanılan her türlü doğal ilaçlar ve asitler günlüğe kaydedilerek kullanım zamanı bilinmelidir.8-Arıcılıkda kullanılabilecek dezenfekte ürünlerde şunlar olmalıdır...Su,Sabun,kireç,Soda,doğal otlar ve uçucu yağlar,sitrik ve asetik asit,alkol ve toz karbonat. 9-Arı kolonilerinin sık sık bakım ve temizliği yapılmalıdır.Bunun için dezenfekte maddeler kullanılmalıdır.Bu dezenfeksiyon maddeler satın alınabilir,yada karbonat ile suyun karıştırılması ile yapılabilir.10-Arılara besleme zamanlarında verilecek ek gıdalar doğal şekerden üretilmiş olmalıdır.Tatlandırıcılar ve buna benzer kimyasal yollarla üretilmiş maddeler asla kullanılmamalıdır.11-Hastalıklardan korunma için kimyasallar arılıkda kullanılmamalıdır.Gerekiyorsa arıcının arılıkdan en az 3,5 km uzaklıkda revir görevi yapabilen hasta kovanların bulunduğu arılığı olmalı,hastalıklı koloniler hemen arılıkdan çıkarılmalıdır.Ayrıca arılık şu özell,ikleride tşımalı ve bu özellikde olmalıdır.
                      1-Arılıkda sigara içilmemeli,arıcıda sigara içmemelidir.Ayrıca arı beslemesi yapmak gerekiyorsa günün geç vaktinde yağmacılık olmayacak zaman seçilmelidir.
2-Kış dönemi yapılan kek beslemesi arının sindirim sistemini kurutmakta su ihtiyacını artırmaktadır.Bu durum bilinmeli ve kek verilirken göz ardı edilmemelidir.3-Arılıkda sık ve düzenli tüm kovanlar daima 15 gün aralıkla sıkı şekilde çekkap a alınarak hastalık kontrolü yapılmalıdır. 4-Arının yavru kombinazonu kontrol altında tutulmalı ve yavru çürüğüne karşı çok dikkatli olunmalıdır. 5-Damızlık kolonilerin bakım ve korunması besin durumu her zaman gözlem altında bulundurulmalıdır.Unutulmamalıdır ki kaliteli arıcılık iyi anaç ana arılarla yapılır.
Değerli arıcılar işimiz sadece arıcılık değil.Bu ülke ve bu dünyadan aldığımız nefesden ürettiğimiz atıkdan her işden sorumluyuz.Doğal çevreyi ülkemizi dağları bayırları,akarsuları denizleri korumakda bunu için çaba gösterme görevimiz.Devlet biziz.Millet hepimiziz.Dünyanın çevremizin ülkemizin ekolojisini koruyalım.Kimyasallardan kaçınalım.Kendi sağlığımız içinde hayvanlar ve bitkiler içinde kimyasal kullanırken gerekli bilgileri araştıralım,öğrenelim.
Ülkemizin Tarım kuruluşlarıda ekolojik yapımızı korumak için seferber olmalı..İl ve ilçe Tarım Müdürlükleri gerekli desteği üreticiye vermeli.Eğitmeli...Kendisini eğitmeli,geliştirmeli.Üreticilerle konferanslar yapmalı.Katılım zorunluluğu getirmeli...
Ekolojik tarım ve ekolojik hayvancılık ana ve temel hedefimiz olmalı...Varsın elma kurtlu olsun.Marulun yaprağı hafif delik sararmış olsun..Ama besinlerimiz doğal kalsın...Sağlıklı günler,sağlıklı ürünler tüketmek dileğiyle...
Arıcı 07-ANTALYA



8 Şubat 2016 Pazartesi

ARICILIKDA İLK BAHAR BAKIMI

Arıcı 07-ANTALYA
 Arıların İlkbahar Bakımı ve Beslenmesi: Kış döneminden çıkan arılar artık önümüzde hummalı çalışmaların olacağı bir dönem olacağı için bu süreçte arılara bakım ve kontrollerini iyi yapmak gerekiyor. Havaların ısınmasıyla birlikte arılarda ilkbahar çalışmaları başlar. Yaz döneminde alınacak ürünün miktarını bu ilkbahar çalışmaları belirler. Bu dönemde yapılacak çalışmalar zamanında yapılmalı ve gerekli özen gösterilmelidir.
Arıcılıkta İlkbahar Bakımı:
1.Arılığın Düzenlenmesi: Kıştan çıkan kovanlar arılığa en az 1 m aralıklarla yerleştirilmelidir. Rutubeti önlemek
için yerden 20-30 cm yükseğe konulmalıdır. Uçuşlar başladıktan sonra kesinlikle yerleri değiştirilmemelidir.
2.Koloni Kontrolü : Çevre sıcaklığı 15 C‘ye yükseldiğinde koloniler kontrol edilmelidir. Yapılan ilk kontrolde
kovan dip tahtalarının temizliğine ağırlık verilmelidir. Buradan çıkan atıklar toprağa gömülerek yada yakılarak imha edilmelidir. Bu kontrolde besin durumu, arı ve ana arı varlığı ve hastalık durumu gibi hususlar not edilir.
İkinci kontrol için körük yakılır ve hafif dumanlamadan sonra kovanın dış kapağı açılır. İçten yapılmış olan dolgu ve örtü bezlerinden gereksiz olanlar alınır. Temizlik sırasında gerekirse arılar temiz bir kovana aktarılarak bu
kovanlar da temizlenir ve kullanıma hazır hale getirilir. Arılı çerçeveler incelenirken kovan üzerinde tutulmalıdır. Çünkü ana arı ve genç arılar toprağa düşebilir. Bu aşamada, kovanda fazlalık olan kırık ve kullanışsız siyah mumlu çerçeveler kovandan alınır. Kovan içi kontrollerinde;ana arının  yumurtlama durumu, yavrulu çerçeve miktarı, arı mevcudu ve besin durumu gibi hususlar incelenerek karşılaşılan problemlerin çözümüne gidilir.
3.Anasız Kovanların Birleştirilmesi: Anasını kaybetmiş olan kovanlar zaman geçirilmeden analı bir kovanla birleştirilmelidir. Bunun için analı kovan sabit tutulur. Akşamüstü anasız kovanın arıları, arasına kafes teli veya gazete kağıdı konularak bölünmüş olan analı kovana aktarılır. Bölmede kullanılacak gazete kağıdı 7-8 noktadan kalem ucu ile delinmelidir. Arıların birbirlerine alıştığı 2-3 günün sonunda aradaki bölme çıkartılmalıdır.
Birleştirilen koloniler birkaç gün şurup yada kekle beslenir.


 4.Hastalık ve Zararlılarla Mücadele : Arılar kış sezonundan çıktığı için bazı hastalıklar vuku bulmuş olabilir. Bun hastalıklarda öncelik olarak biz elimizden geleni bilinçli bir şekilde yapmaktır. Aynı zamanda bu konuda Tarım İl/İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerine mutlaka danışılmalıdır. Mücadelede öncelikle kültürel tedbirler uygulanmalı ve ilaçlı mücadele için uzmanlara danışılmalıdır. Arılar kontrol ve muayene edilirken aşağıdaki hastalıklara dikkat ederek önlemlerini alınız.
a)Amerika Yavru Çürüklüğü : Gelişmekte olan yavrularda ölüme neden olan bulaşıcı ve bakteriyel hastalıktır. Tedavisi yasaktır. En Yakın İl/İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne bildiriniz.
b) Nosema : Nosema adı verilen mikrobik ishal ergin arılarda görülmekte ve arıların ölümüne neden olmaktadır. İlaçlı mücadelede ruhsatlı ilaçlar kullanılmalıdır.
c)Kireç Hastalığı : İlkbahar sonlarında görülen Kireç yavru hastalığı bulaşıcı mantari bir hastalıktır. Kültürel önlem olarak kovanlar rutubetten korunmalı ve arıların beslenmesine ağırlık verilmelidir. Kimyasal mücadelede
ruhsatlı ilaçlar kullanılmalıdır. Kireç hastalığına karşı kesinlikle antibiyotik kullanılmamalıdır.
d)Varroa zararlısı : İlkbaharda varroa paraziti hemen her kovanda arılar üzerinde ve yavru gözleri içinde değişik yoğunlukta bulunmaktadır. Kolonide yavru gelişimi başlamadan önce mutlaka varroa mücadelesi yapılmalıdır.
Mücadelede çeşitli kültürel önlemler uygulanabilir. İlaçlı mücadelede mutlaka ruhsatlı ilaçlar kullanılmalıdır.
e)Avrupa yavru çürüklüğü: Hastalık daha çok yağmacılık ve kullanılan araç gereç ile kovandan kovana bulaşmaktadır.Kokuşmuş balık kokusuna benzer bir koku görülür.Ana arı mutlaka yenilenmelidir. kovanların balı o yıl hasat edilmemelidir. Arıcı, arıcılık yaptığı her dönemde uyanık olmalı hem arısını korumalı hemde insan sağlığını korumalıdır.
İlkbaharda Arıların Beslenmesi : Kıştan çıkan arılarda besin stokunun kontrolü şarttır. Kolonideki arı ve yavru mevcuduna yetecek miktarda gıda stoku yoksa ilkbahar beslemesine derhal başlanmalıdır. Erken ilkbaharda arıların beslenmesinde protein ve vitamin katkılı kek kullanılması daha uygundur. Piyasadan hazır kekler alınabileceği gibi arıcı kendiside yapabilir. Örnek olarak; 3 kg Bal + 1 kg polen + 6 kg pudra şekeri karıştırılarak ekmek hamuru kıvamına kadar yoğrulur. Şurupla yapılacak beslemede 1/1 oranında şuruplar kullanılmalıdır. 1 kısım temiz su kaynatılmalı ve ocaktan alınarak 1 kısım şeker ilave edilmelidir. Kullanılacak ilaçlar, ayrıca suda eritilerek şurup ılıkken ilave edilmelidir. Arıların beslenmesinde yağmacılığa meydan verilmemelidir ve bal akımından önce beslemeye son verilmelidir. Erken beslemenin ana arının yumurta atmasına ve arı mevcudunun fazla olmasına yardımcı olacaktır. Bu şekilde olan bir arı kovanından bal sezonunda iyi ürün alınabilir.