Bu Blogda Ara

ANTALYA HAVA DURUMU

ANTALYA ANTALYA HAVA DURUMU ARICI 07 HAYIRLI MEVSİMLER DİLER.

14 Ocak 2017 Cumartesi

İLK BAKIM VE ŞERBETLEME



,
Mevsim bakımlarına geçtik.Bugün arılığa ilk şerbeti verdik.Miktarca kovan başı 250 gr kadar...Amaç,çıta çıkarıp kontrol yapamayacağınız dönemde açıp şerbet verip kapama en güzel bakım yöntemidir.Bugün arılıkda olduğum vakit sıcaklık termometrede 18 dereceyi gösteriyordu.Arılar pek uçmuyordu.Ama şerbetleme başlayınca arı uçuş miktarı artmaya başladı.Bu şerbetlemeye kontrol şerbetlemeside denir.Yani kovanın sönüp sönmediği yaşıyorsa bir miktar şerbetleme desteği...Haftaya Antalya 20 dereceleri görebilir.Hava ısısı 20 dereceyi bulduğu anda kovanlar kontrol edilip üstleri  kovan içinden plastik naylon ile kaplanacak.Böyle olunca hava giriş ve çıkışı alt polenliklerden olacağı için arı sağlıklı olacaktır.Bu kış arılar için Antalya'da yaşadığımız en büyük sıkıntı otsu bitkilerin sonbahar kuraklığından dolayı yetişmemesi.Aralık 15 den beri mükemmel kar ve yağmurlar aldık.Ama mevsimin soğuk geçmesi kış döneminde arılara polen sağlayan otsu bitkilerin yetişmesini sağlayamadı.Bu kış lalelere kadar otsu bitkilerden arının faydalanacağı yok gibi.
Bu durum durum biraz olumsuzluk gibi gözüksede arı iyi günde polen getirebiliyor.Bu bakımdan erken bahar diyerek adlandırdığımız dönem polen ve nektar akışının başlamasını işaret etmektedir.Bölgemizde erken bahar Hamsin dönemi olarak adlandırılan 31 Ocak 21 Mart arasındaki dönemin ilk 15 gününü ifade eder.
Velhasıl bugün ilk şerbetleme ile mevsime merhaba dedik.Hayırlısı mevladan diyerek devam edeceğiz inşallah...


Bu resim  2016 Şubat sonu gibi...

8 Ocak 2017 Pazar

ANTALYADA KARLI...ARILAR SALKIMDA


Bugün Antalya çevresine 200 m rakıma kadar kar indi.Her yer bembeyaz oldu.Sabah başlayan kar,Ana artel yollarda çok etkili oldu.Ayrıca bugün Antalya'da yıllardır ilk defa gündüz saat 10.00 itibarıyla 0 derece hava yı gördüm.Geceleri sıfırın altına düştüğü zamanda oluyordu.Ama gündüz sıfırı ilk kez yaşadık.Havanın bu kadar düşmesi,karın yağması toprağın Antalya semalarında  karı görmesi İnşallah bu yıl bereketi yaşatır düşüncemizi çok artırdı.


              /Pazar günü)  Bugün arılık ziyareti gezinti yaptım.Geçen haftada gitmiştim.Aynı durum...Saat 12.00 civarıydı.Ama hiç arı uçmuyordu.Tabiki korkum.Kovanlarda anormal bir durum mu var acaba? korkusu.Kapağın birisini kaldırdım.Çuvala kulağımı dayadım.Kovanın içindeki fırın gibi havayı algıladım.Hemen kapattım.



                                    Daha sonra iki üç kovanı daha kontrol ettim.Durum aynı.Birisini açınca 5-6 arı sokacı yedim.Kısaca arı hava soğuk olunca kovan içindeydi.Uçmuyordu.Zaten kovanların ağzını geniş tutuyorum.Arılar mevsimi yaşasınlar,soğukta uçmasınlar diye.Şimdilik arılar yarı salkım,yarı hafif uçuş,akdenizde yatmadalar.Bu hafta boyunca hava soğuk olacak.Artık yavaşdan kısa hazırlıklar yapılacak.Hava sıcaklığının 15 dereceyi bulduğu günde sıkıştırılmış kovanlar içden naylon takviyesiyle kaplanacak.Kovan ağızları daraltılıp,mevsimin ilk şurubu verilecek.Böylece zehmerinin sonuna doğru gittiğimiz şu günlerde erken bahar hazırlığına geçeceğiz.Zehmeri 6 hafta.3 haftası geçti.3 hafta kaldı.Son haftası 6-12 arası denilen ara dönemin zehmeri 6 sı.O dönemde hava biraz fırtınalı ve yağışlı olabilir.Ama kötü hava dalgaı diye diye çiftçinin iyi hava dalgası geldi.Kışın kar yağmur yağmasa bahar nasıl olacak?Kış kışlığını yapsın ki baharda coşsun.Yıllardır çok şükür iyi bir kış dönemi yaşıyoruz.Hayırlısı olması dileklerimizle.
                          Kısaca arılar salkımda diye artık arıcının yatmaması gerek.Hele büyük koloniye sahip arıcılar kılıçlarını hazırlasınlar.Petekler çakılsın.Mumlar süzülsün.İnşalllah güzel bir mevsim olur.Bahara ve berekete sağlıklı arılarla ulaşmak dileğiyle...


3 Ocak 2017 Salı

ARICININ ÇİFTÇİNİN HALK TAKVİMİ

Bu takvimi bilgisayarınıza kopyalayın.Yada yazıcıdan çıkma alın.Siz arıcılar için kullanılabilecek bir zaman tarif takvimidir.
  • 22 Aralık Erbain-Zemheri başlangıcı(40 gün sürer.)
  • 23 Aralık-Fırtına
  • 27 Aralık-Gündönümü fırtınası...
  • 31 Aralık K.rüzgar-fırtına
  • 2 Ocak     Rüzgarlı fırtına.
  • 8 Ocak Zemherir fırtınası
  • 11 Ocak Şiddetli soğuklar
  • 18 Ocak fırtına-yılın  en soğuk günleri-kasım 72
  • 25 ocak şiddetli soğukların başlangıcı
  • 29 ocak Ayandonfırtınası
  • 30 ocak Erbain-zemheri sonu
  • 31 ocak Hamsin Başlangıcı(50 gün.)
  • 31 Ocak...HAMSİN BAŞLADI 50 GÜN SÜRECEK..21 MARDA KADAR...
  •  5 şubat ağaç dikme zamanının başlaması...
  • 20 şubat-1.cemre havaya-ateş topu.
  • 23 şubat rüzgarlı fırtına
  • 27 şubat 2.cemre suya
  • 28  şubat leyleklerin gelişi...
  •  2 mart soğukların kırılması
  •  5 mart soğukların azalması.
  •  6 mart 3.cemre toprağa.
  •  7 mart ağaçlara su yürüme zamanı...
  •  9 mart bağ budama ve kalem aşı zamanı...
  • 11 mart Beldül acuz-koca karı soğukları.
  • 15 mart kırlangıçların gelme zamanı
  • 17 mart  Beldül acuz-koca karı soğuklarının sonu
  • 18 mart kırlangıç fırtınası
  • 20 mart HAMSİNİN 50. VE SON GÜNÜ...SOĞUKLARIN SONU...
  • 21 mart Nevruz-ilkbahar-Gece gündüz eşit
  • 22 mart mart dokuzu soğuğu-fırtınası
  • 23 mart koz kavuran fırtınası
  • 26 mart çaylak fırtınası
  • 29 mart çaylakların gelme zamanı
  •  3 nisan-Nisan yağmurları- Bereketli yağmurlar.
  •  6 nisan kırlangıç fırtınası
  •  8 nisan- Nisan yağmurları
  • 10 nisan fırtına
  • 11 nisan yağmurlar
  • 12 nisan fırtına
  • 16 nisan yağmurlar
  • 19 nisan kuğu fırtınası 3-4 gün..
  • 21 nisan sittei sevir-6 günlük öküz soğukları
  • 26 nisan Arılarda oğul başlangıcı
  • 28 nisan serçelerin yumurtlaması
  •  4 mayıs çiçek fırtınası
  •  6 mayıs Hıdırellez yaz başlangıcı
  •  7 mayıs yağmurlar
  •  9 mayıs doğu dan rüzgarlar
  • 11 mayıs yağmur mevsiminin bitişi
  • 13 mayıs mevsimsiz soğuklar
  • 16 mayıs filiz kıran fırtınası
  • 18 mayıs gül mevsimi başlangıcı
  • 20 ayıs kokalya fırtınası
  • 21 mayıs ülker fırtınası
  • 24 mayıs toprakdan suyun çekilmesi
  • 26 mayıs bahar rüzgarlarının sonu
  • 28 mayıs sam yeli
  • 30 mayıs kabak meltemleri
  • 31 mayıs bevarih rüzgarları
  •  2 haziran yağmurlar
  •  3 haziran fırtına
  •  4 haziran kuzey rüzgarları
  •  7 haziran yağmurlar
  • 10 haziran ülker doğumu fırtınası
  • 15 HAZİRAN GÜNEY RÜZGARLARI 31 ARALIK FIRTINA
  •  
  • 21 HAZİRAN GÜNDÖNÜMÜ FIRTINASI GÜNDÖNÜMü-EN UZUN GÜN EN KISA GECE
  • 26 HAZİRAN YAPRAK AŞISI ZAMANI
  • 27 HAZİRAN YAĞMURLAR
  • 3 TEMMUZ YAĞMUR SAM RÜZGARLARI FIRTINASI
  •  
  • 8 TEMMUZ BEVARİH RÜZGARLARININ SONU
  • 11 TEMMUZ ÇARK DÖNÜMÜ FIRTINASI
  • 17 TEMMUZ FIRTINA
  • 18 TEMMUZ ŞİDDETLİ SICAKLAR
  • 29 TEMMUZ ŞİDDETLİ SICAKLAR
  • 30 TEMMUZ KIZILERİK FIRTINASI 
  • 1 AĞUSTOS EYYAMI BAHUR-EN SICAK GÜNLER 7 GÜN
  • 6 AĞUSTOS ARILARIN BAL YAPMA ZAMANI
  • 8 AĞUSTOS EYYAMI BAHUR-EN SICAK GÜNLER SONU
  • 18 AĞUSTOS TURNALARIN GİTME ZAMANI
  • 21 AĞUSTOS YAPRAKLARIN SARARMASI
  • 25 AĞUSTOS SAM YELİNİN SONU
  • 28 AĞUSTOS LEYLEKLERİN GİTME ZAMANI-SIC.AZ.
  • 31 AĞUSTOS MİHRİCAN FIRTINASI
  • 4 EYLÜL BILDIRCIN GEÇİMİ FIRTINASI
  • 8 EYLÜL KOÇ AYIRMA ZAMANI
  • 13 EYLÜL ÇAYLAK FIRTINASI
  • 15 EYLÜL SICAKLARIN KIRILMASI
  • 17 EYLÜL HAVALARIN SOĞUMAYA BAŞLAMASI
  •  
  • 19 EYLÜL GÜZ YAĞMURLARI23 EYLÜL SONBAHARIN BAŞLANGICI 23 EYLÜL GÜNDÖNÜMÜ-GECE VE GÜNDÜZ EŞİT
  • 24 EYLÜL YAPRAK DÖKÜMÜ
  • 26 EYLÜL MEVSİM YAĞMURLARI
  • 28 EYLÜL KESTANE KARASI FIRTINASI
  • 30 EYLÜL TURNA GEÇİMİ FIRTINASI
  •  1 EKİM SICAKLARIN SONU
  • 4 EKİM FIRTINA
  • 5 EKİM KOÇ KATIMI FIRTINASI
  • 9 EKİM YAPRAK DÖKÜMÜ FIRTINASI
  • 16 EKİM YAĞMUR MEVSİMİ BAŞLANGICI
  • 18 EKİM KIRLANGIÇ FIRTINASI
  • 20 EKİM AĞAÇ DİKME ZAMANI
  • 21 EKİM BAĞ BOZUMU ZAMANI VE FIRTINASI
  • 25 EKİM SULARIN SOĞUMASI
  •  
  • 27 EKİM BALIK FIRTINASI
  • 30 EKİM ŞİDDETLİ RÜZGARLAR
  • 4 KASIM LODOS RÜZGARLARININ ESMEYE BAŞLAMASI
  • 6 KASIM KUŞ GEÇİMİ FIRTINASI 
  • 7 KASIM HIZIR YAZ GÜNLERİ SONU -FIRTINA 
  •  
  • KASIM KIŞ GÜNLERİ
  •  
  • 8 KASIM KASIM KIŞ GÜNLERİ BAŞLANGICI
  •  
  • 9 KASIM ÇİĞ DÜŞME ZAMANI-KASIM FIRTINASI
  •  
  • 9 11 KASIM PASTIRMA YAZI BAŞLANGICI
  •  
  • 15 KASIM GÜNEY RÜZGARLARININ ESMEYE BAŞLAMASI
  •  
  • 16 KASIM HAŞARATIN SAKLANMASI
  •  
  • 18 KASIM FIRTINA
  •  
  • 24 KASIM SOĞUKLARIN BA
  • 12 ARALIK YAPRAK DÖKÜMÜ SONU-KARAKIŞ FIRTINASI
  •  
  • 20 ARALIK FIRTINA...KARA KIŞ ZEMHER
  • ŞLAMASI
  • 26 KASIM PASTIRMA YAZI SONU
  •  
  • 27 KASIM AĞAÇLARDAN SUYUN ÇEKİLMESİ
  •  
  • 29 KASIM ÜLKER FIRTINASI
  •  
  • 30 KASIM ŞİDDETLİ SOĞUKLAR VE YAĞIŞLAR
  •  
  • 3 ARALIK ŞİDDETLİ SOĞUKLAR BAŞLANGICI
  •  
  • 6 ARALIK KUZEY RÜZGARLARI BAŞLAMASI 
  • 10 ARALIK KARAKIŞ FIRTINASI
  • ZEMHERİ  BAŞLANGICI 21 ARALIK


Arıcı 07-ANTALYA

1 Ocak 2017 Pazar

ARILARLA ÇİÇEKLERİN DÖLLENMESİ






Arı




Arılar bir kere uğradıkları ve nektar ya da polen topladıkları çiçekleri koku bırakarak işaretlerler. Bu sayede kendilerinden sonra buraya gelen arılar boş yere hem enerji hem de vakit kaybetmemiş olurlar.





Çeşitli çiçeklerle dolu bir çayırda bal toplayan arılar bir müddet izlenecek olursa ilginç bir durum dikkat çekecektir. Arılar her seferde sadece tek bir çiçek cinsi arasında gidip gelirler. Bir çiçekten diğerine uçarken başka cins çiçeklere dikkat bile etmezler.

Bazen günlerce aynı tür çiçekleri bu şekilde ziyaret eden arıların bu davranışları hem kendileri hem de çiçekler açısından faydalıdır. Bu durumu şöyle açıklayabiliriz. Bir çiçeğe ilk defa konan bir arı o çiçeğin yapısını tanımadığı zaman ufak bir nektar damlasını bulmak için çok uzun bir süre uğraşmak zorunda kalabilir. Arı ancak aynı çiçeğe beşinci veya altıncı kere konduktan sonra sürat ve beceri kazanır ve hedefine kolayca ulaştığı için zamandan kazanmaya başlar. 

Bu durumun çiçekler açısından faydalı olan yönü ise, arıların tek çiçek türünü tercih etmeleri sayesinde süratli ve güvenilir bir döllenmenin sağlanıyor olmasıdır. Çünkü bir çiçeğin poleni başka çiçekleri dölleyemez ve ancak arıların aynı çiçekler arasında yaptıkları turlar sırasında çiçekler döllenmiş olur. Arılar aynı tür çiçekleri bulmak için kokudan faydalanırlar.

Burada kısaca çiçeklerdeki döllenme olayının nasıl gerçekleştiğine değinmekte fayda vardır. Bilindiği gibi arılar çiçekleri nektar ve polen toplamak için ziyaret etmektedirler. Ancak arılar polen toplamaya çalışırken, çiçekler için hayati önemi olan bir işlevi yerine getirir ve onların döllenmelerine aracılık etmiş olurlar. Çiçeklerdeki döllenme olayının gerçekleşebilmesi için çiçeğin dişi tohumunun erkek tohumlarla (polenlerle) birleşmesi gerekir. Yani çiçeğin bir miktar poleni yapışkan olan başçık üzerine gelerek buradan dişi tohumla birleşmelidir. Çiçekler genel olarak erkek organlarındaki polenleri kendi başçıkları üzerine kendileri ulaştıramazlar. Ancak böcekler sayesinde gerçekleşen birleşme ile döllenme olur ve yeni çiçekleri oluşturacak tohumlar meydana gelir. 89 






O Allah, O'ndan başka ilah yoktur, büyük Arş'ın Rabbidir.
(Neml Suresi, 26) 


Balarısı






Görüldüğü gibi çiçekler ve arılar arasında çok önemli bir bağlantı vardır. Her iki canlı da birbirlerini cezbedecek şekilde Allah tarafından tasarlanmışlardır. Örneğin böcekler tarafından döllenmesi gereken çiçekler, böcekleri kendilerine çekecek nektarları salgılarlar ki gerçekte arıları çeken bu nektarlardır. Ayrıca çiçekler kokuları veya canlı renkleriyle de böceklerin dikkatini çekerler.

Arılar ve çiçekler arasındaki bu ilişki insanlar açısından da son derece önemlidir. Çünkü arıcılığın tarımsal önemi çok büyüktür. Birçok meyve ağacı ve çiçek büyük ölçüde arılar aracılığı ile döllenir. Bu nedenle kimi uzmanlar arıların bu konudaki desteğini, bal üretiminden daha önemli bir katkı olarak değerlendirirler. Bu bilgiler düşünüldüğünde akla hemen Nahl Suresi'ndeki balarısı ile ilgili ayetler gelmektedir. Allah bu ayetlerde arıların tüm meyvelerden yemelerine dikkat çekmiştir: 

Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 68-69)




Bombus arısı




BOMBUS ARILARI

Çiçeklerin döllenmesinde Bombus arılarının önemi çok büyüktür. Yan sayfada da görüldüğü gibi Bombusların diğer arılara göre daha tüylü olan vücutlarındaki tüycükler mikroskobik çengellerle kaplıdır. Bu çengeller, arı çiçeğin etrafında dolaştıkça yapışkan polen tanelerini toplamasını kolaylaştırır. Bombus daha sonra orta bacakları ile polenleri sepetçiğine boşaltarak depolar.
(David Attenborough, The Trials of Life, s.58)





Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki, arılardan başka böcekler de çiçekleri döllerler. Fakat arılar hem sayılarının çokluğu, hem çalışkanlıkları ve hem de vücut yapılarının uygunluğu yüzünden poleni, diğer böceklere oranla daha fazla miktarlarda taşırlar. Tarımın büyük bölümü arıların yaptıkları tozlaşmaya bağlıdır. Böcekle tozlaşmanın % 80'i balarılarının görevidir. Bu tozlaşma olmasa, meyve ve sebze üretiminden elde edilen verimde önemli bir düşüş kaydedilirdi. 






Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. Onun karar (yerleşik) yerini de ve geçici bulunduğu yeri de bilir.
(Bunların) Tümü apaçık bir kitapta (yazılı) dır.
(Hud Suresi, 6) 


Balarısı







Çiçekler ve Arılar Arasındaki Uyum



Çiçeklerin döllenmesinde son derece önemli bir role sahip olan arıların dölleyemedikleri çiçekler de vardır. Örneğin arılar kırmızıyı algılayamadıkları için bu renge sahip olan çiçekleri dölleyemezler. Defne, kırmızı karanfil, yabani keten gibi içinde başka renk barındırmayan kırmızı renkli bazı bitkiler başka böcekler tarafından döllenirler. Bu çiçek türlerinin renklerinin dışında arılar tarafından döllenmelerini engelleyen başka bir ilginç özellikleri daha vardır. Bu çiçeklerin nektarları çiçeğin oldukça derinlerindeki bölgelerde bulunur. Bu çiçekleri döllemek isteyen böceklerin çiçeğin iç kısımlarındaki bu bölgeye ulaşabilmeleri için özel organlara sahip olması gerekmektedir. Böceklerin aynı zamanda kırmızı rengi algılamaları gerektiği de unutulmamalıdır. Yani bu bitkileri dölleyecek böceklerin her iki özelliğe de aynı anda sahip olması gerekmektedir; çiçeklerin derinliklerine ulaşacak özel bir organ ve kırmızıyı görebilecekleri gözler. Gerçekten de doğada kırmızıyı renk olarak algılayan sadece iki böcek türü vardır: Eşek arıları ve gündüz kelebekleri ve üstelik bu böceklerin her ikisinin de derinlerdeki nektarlara ulaşabilecekleri uzun hortumları vardır.90




Balarıları ve çiçekler




Arılar ve çiçekler arasında Allah'ın yarattığı uyumlu bir beraberlik vardır.







Böyle bir uyumu tesadüflerle açıklamaya çalışmak elbette ki anlamsız olacaktır. Hiçbir tesadüf iki farklı türdeki canlıya, birbirlerine tam uyumlu olacak şekilde fiziksel özellikler kazandıramaz. Bu uyum her iki canlının da tek bir Yaratıcı tarafından yaratıldıklarını kanıtlar. Bütün canlıların denetimi elinde olan Allah her iki canlıyı da birbirine uyumlu yaratmıştır.












ÇANAK ORKİDELERİ VE ARILAR

Arılar ve çiçekler arasındaki uyumun örneklerinden biri de Çanak orkideleri ve arılar arasında görülür. Orkidenin çanak kısmında bulunan kokulu sıvı arıları çiçeğe çekmeye yarar. Kokuya aldanarak gelen arı, çiçeğin kaygan bölümünden bu sıvının bulunduğu bölüme doğru düşer. Arının buradan kurtulmak için tek çıkış yolu vardır. Dar bir tünel. Bu tünelin tavanında ise çiçeğin polenleri bulunur. Arı kurtulmaya çalışırken polenler de arının sırtına yapışır. Bir süre sonra arı çiçeğin tuzağından kurtulur. Başka bir orkideye gittiğinde ise sırtına yapışmış olan polenleri bırakır, bu sayede çiçek döllenmiş olur. Arı da dişi arıları cezbetmek için kullanacağı kokulu sıvıyı elde etmiştir. Bu iki canlı arasındaki uyum, her iki canlıyı üstün güç sahibi olan Rabbimiz'in yarattığını kanıtlayan bir delildir.




Çanak orkide



Çanak orkide



















Arıcı 07-ANTALYA

26 Aralık 2016 Pazartesi

ARI BÖLME VE ÜRETME TEKNİĞİ

                      Değerli arıcılar;
     Her arıcının kafasında çok arım olsun,200-...gibi rakamlar telaffus etmeler..Önce şu gerçeği iyi bilmek gerekli.Kaç kovan arın olduğu değil,kovanlarının güçlü olması önemli.Bu olmazsa olmazın vazgeçilmezi.Kesinlikle arılarınız ilk nektar kaynağına dolu ve ballıklı kovanlarla ulaşmalı.Kovanın işçi yani tarlacısı çoğalmalı ki iş üretebilsin.Buda arıın doğmasında 20 gün sonrası demek.Bu açıdan kışın başladığı şu günlerde baharın planlamasına geçiyoruz.Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır gibi klasik sözler arıcılıkda  MAKBÜL DEĞİL.Kovanları arıları doğru yönetmek zorunlu.


Şu günler akdenizde varova mücadele günleri olacak.20 ocak gibi şuruplama ve tütsü dumanlaması yaparak arıların şerbet ve bal yemesi sağlanacak.Arılar bu uyanışla ana arıyı tetikleyerek yumurta faaliyeti başlayacak.Kovanlar iyi sıkıştırılmış olacak.Arı şerbeti balı yemeye başlayınca takviye az az sürmeli.Böylece arılardaki yavru oranının artması sağlanmalı.İlk yavrular çıkmaya başlayınca zaten sistemde hızlanmaya başlayacak.Çünkü;kovandaki yavru arılar artıkça arı sütü üretme artacak.Hem ana arı gürbüzleşecek,hemde yeni yumurtalar daha kolay arı sütüyle beslenebilecek.Bu olay mart ayının başına kadar sürmeli.Bu zamana kadar kovanlar kendini toparlamış veya çıta sayısını bir hayli ilerletmiş olacak.Kovanlar dolmaya mart ayının 10 gibi başlaması ideal olan.Böyle olunca arılığı yönetmek arı bölmek,ana arı üretmek kolaylaşacak.Bölme işlemine başlamadan önce ana arı üretme başlamalı.İster miller tekniği yada transfer tekniği...Farketmez..Ana memeleri 8.gün gibi kapanınca güçlü kolonilerden bölme başlayacak.Burası çok önemli.Çoğu arıcımız bölme yapayım derken kovan dengesini bozup kovanın zayıf düşmesine strese girmesine,halk deyişiyle ana arının istem dışı isteksizliğe dönüşmesine sebeb oluyor.O bakımdan bölmede güçlü kovanı dolmuş kolonilerden 1 çıta arılı kapalı pupalı açık yavrulu ve yumurtalı özellikleri taşıyan çıtayı almaları gerekiyor.Bu çıtanın her yerini arının tam kaplayacak kadar arılı olması gerekli.Arıyı böldüğümüz kovan arılıkda kalmalı.Ağzı kapalı olmalı.1 çıtalık bölme yapıyorsak yanına örük bir petek konulmalı.Şurupluğa bir miktar 150 cc şerbet dökülerek,çıtanın üzeri  sıkıştırılarak kovan kapatılmalı.Genellikle 1 çıtalık bölmelerde arı plastik temiz ambalaj naylonu ile sıkıştırılırsa hacim daraldığından kolay ısıtılacaktır.Bu kovanın ağzı bölme işleminden bir gün sonra akşam güneş battıktan arı uçuşu bittikten sonra açılmalı.Böyle olunca çıtada gelen işçi arıların beyin haritası silineceğinden geri kovana dönüş olmayacaktır.Bölme işleminden 3 gün sonra bu çerçeveler ana memesi çevirince hazırladığımız ana memeleri bölme yaptığımız kovanlara takılmalı.Ana arının 14-15 gün gibi çıktığı düşünülürse bölme işleminden en geç 6-7 gün sonra ana arılar doğacaktır.Bu bir çıtalık örnek bölme usulüdür.Kaç çıtalık bölme yapmak isterseniz farklı kovanlardan 1 er çıta toplayarak 2-3-4 çıtalı bölme arılar üretebilirsiniz.Ama ideali ve kolayı 1 çıtalı bölmeler yapıp ana arı çiftleşip yumurta attıkdan sonra güçlü kolonillerden Nisan sonuna doğru kapalı yavrusu çıkmak üzere olan peteklerden 1 çıta  yavrulu petek takviyesi bölmeleri çok hızlandırır.Bu usulde yapılan bölme ana kovanlarımızıda yıpratmaz.Kolay arı üretmemizi sağlar.
Şimdiden kolaylıklar diliyorum.
                                               Hayati İNAL

25 Aralık 2016 Pazar

NOSEMA MÜCADELESİNDEKİ ÇALIŞMALARIM (Ali KOCA)

Son Yıllarda Kovanlarda görülen Nosema “serana” ve Nosema “Apis”, “bağırsak parazit enfeksiyonları”Hakkındaki çalışmamız.
Nosema “serana” Kısa Tarihçesi.
1994 Yılın da Çin'de Asya Arısında Nosema “serana” hastalığı ilk kez tespit edildi.
1996 Yılın da aynı Hastalık Avrupa Bal Arısı “Apis mellifera” bulundu.
Hastalığın Dünyaya Çin’den gelen kirlenmiş polen ve arı sütü ve diğer Arı ürünlerinin gelişiyle yayıldığı düşünülüyor.
Hastalık çok hızlı yayılarak 2004 Yılında İspanya 3000 numune incelenmesi sonucunda % 90 pozitif olduğu saptandı.
2006 Yılı Fransa, Almanya, Danimarka, Yunanistan, İtalya, Sırbistan, Bulgaristan ve Romanya da Nosema “serana” görüldü. Türkiye de gezginci Arıcılık, Arı keki, yerli yabancı Arı transferi ve diğer Arı ürünleri sebebiyle çok yaygınlaşmıştır.
Nosema “serana” Kovanlardaki Etkileri.
Nosema “serana” Kovanlardaki ergin arıların yaşam sürecini etkileyen bir hastalıktır, ve Nosema “Apis” gibi belirti göstermez, güvenilir tanı laboratuvarlarda yapılabilir.
Bu Hastalık kovanlarda yüksek düzeye ulaştığında Ergin Arıların yaşam sürecini kısaltarak yaklaşık olarak 21 günden 8 güne kadar düşürür Bal ve polen veriminin yanı sıra genç arıların süt ve mum üretimini azaltır, Ana arıyı olumsuz etkiler dolaylı olarak verim kaybına ve ilerleyen dönemlerde kovan kayıplarına sebep olur. Son yıllarda yaşanan yüksek verim kaybının ve kovan çöküş sendromunun sebebinin başta Nosema “serana”ve Varroa ya bağlanmaktadır.
Bu Hastalıkla ilgili Sinop'ta yaptığımız Araştırma ve Çalışmalar 2014-2016 Yılları arsında yapılmıştır. Samsun Veteriner Kontrol Enstitüsü Arı Hastalıkları Laboratuvarı Uzman Veteriner Hekim Mitat KURT’un ve Erfelek Ziraat Odası Başkanı Ali KOCA’nın Ortak Araştırma ve Çalışması sonucunda Nosema “serana” ve Nosema “Apis”, “bağırsak parazit enfeksiyonları” Tedavisinde yaptığımız araştırmalara göre en etkili Doğal ve ekonomik yöntemin “Kekik yağı” TİMOL olduğu görülmüş ve hastalıklı kovanlarda yaptığımız 3x3 uygulamada Nosema “serana” parazitinin en düşük seviyeye indiği bazı kovanlarda tamamen sıfırlandığı görülmüştür.Uygulama yapılan kovanlarda 2016 Yılı Bal veriminin %30 oranda arttığı gözlenmiştir.
Bu konu hakkında Bilgi almak isteyen Sinoplu Arıcılar Erfelek Ziraat Odası Başkanı Ali KOCA ile irtibat kurabilirler .0532 473 22 20
NOT: Nosema “serana” Hastalığı tedavisi ile ilgili son zamanlarda bazı bölgelerde yapılan doğal kekiğin toplanması ve suda kaynatılarak elde edilen suyun şerbete katılarak kovanlara verilmesi uygulamasından farklı bir çalışmadır.
Timol Hazırlanışı
Şeker/Su 1-1 oranında hazırlanmış soğutulmuş şerbete TİMOL ilave edilir şerbet karıştırılır Kovanların gücü oranında hızlı tüketeceği miktarda 0,500 Lt veya 1 Lt verilir 7 gün arayla 3-4 kez tekrarlanır. Bir Ayda (21-28 gün) kovana 3-4 lt verilmelidir. Her yıl ilkbahar ve son baharda Yağmacılık olmadığı dönemlerde hava sıcaklığının 14-26 derece olduğunda uygulama yapılır. Kovanlarda hastalık olsun olmasın 5 ila 10 Yıl ilkbahar ve sonbaharda uygulama düzenli yapılmalıdır. Kovanların ilk ilaçlanma öncesi Kovan ve diğer arıcılık malzemelerinin dezenfekte edilmesi tavsiye edilir. Timol başarı oranı oluşan çevre şartlarına bağlı olarak %68 ila %98 oranında değişmektedir ve her uygulamada hastalık sporlarının sayısı azalmaktadır.
50 cc Timol ile 250-300 kovana 1 defa uygulama yapılabilir. (4 uygulama 62-75 kovana yeter)
20 cc Timol ile 100-120 kovana 1 defa uygulama yapılabilir. (4 uygulama 25-30 kovana yeter)
50 cclik Timol 185 kg Şeker 1-1 oranında hazırlanan şerbet 300 kovana yeter. Kovan başı maliyet İlk Bahar ve Sonbahar 4+4 uygulamanın toplamı 1,20 krş dur.
Kristal Timolu kendiniz temin etmeniz ve çözeltiyi hazırlamanız durumunda maliyet çok daha düşüktür.
Nosema “serana” Hastalığı tedavisinde Antibiyotikli ilaçların Yıllık kovan başı maliyeti 2015 fiyatlarına göre 20.00 tl dir. Antibiyotik kullanmak ülkemizde yasak ve sağlıksız üretim yapmamıza sebep olur. Timol Bal ve bal mumunda kalıntı bırakmaz.
Bu çözeltiyi kendileri hazırlamak isteyen Arıcılarımıza yardımcı olurum.. Çözeltiyi yapamam zamanım yok diyen veya denemek isteyen Arıcı arkadaşlar için elimde hazır yapılmış bir miktar çözelti bulunmaktadır.Erfelek Ziraat Odası Başkanı Ali KOCA irtibat 0532 473 22 20

Daha fazla ifade gös



Arıcı 07-ANTALYA

18 Aralık 2016 Pazar

HANGİ CİNS ANA ARI KULLANMALI

Arıcı 07-ANTALYA
Kullanılacak ana arı cinsi arıcının çalışma sahasına bağlı olacaktır.Çünkü:Ana arılar özelliklerine göre beceri verimlilik ve hastalıklara karşı direnç kazanırlar.Başta hastalıklara karşı dirençli ve güçlü kolonilere sahip olayım dersek;Anadolu arıları ve Akdeniz arı cinslerinden italyan ırkı ön plana çıkar.Çünkü bu arılar ılıman iklim kuşağında kolay mikrobik ve virüs türü hastalıkları kolay kaptıklarından biraz daha dirençlidir.Bilhassa nosemaya ve varovaya karşı en dirençli ırklar italyan arısıyla anadolu arısıdır.Muğla arısı varovaya en fazla direnç gösteren bir ırk olarak ön plana çıkar.Muğla arısının bu özelliği son dönemde bilimsel varovaya direnç konusunda geliştirilme özelliği olan bir arı olarak çalışılan bir ırktır.Ayrıca bal özellikleri dikkate alınırsa,çam balı için en uygun ırk muğla cinsidir.Erken bahar balları üretiminde kışdan çabuk ve hızlı çıkan italyan ve anadolu arısı  ön plana çıkacaktır.Çünkü Sandal balı ve turunçgil balı erken bahar ballarındandır.


Çiçek balları üretiminde ırkın önemi pek yoktur.Ancak petekli bal üretimine çalışan arıcılar biraz daha farklı ırklara yönelmelidir.Petek balı için öne çıkan arı cinsleri karniyol ve bekfast türü arılardır.Bu iki arı cinside düzgün petek sırlama özelliği ile dikkat çeker.Ancak balı değerli olan ve süzme yapılarak verim alınan kestane  balı gibi nektar akışlarında karniyol biraz daha avantajlıdır.Ayçiçeği balı üretiminde yine Anadolu ırkı arılar ön plana çıkar.Anadolu arısının trakya ırkı ayçiçeği balı üretiminde rakipsizdir.Kafkas ırkı ise hızlı bahar gelişimi olan ve dil uzunluğu biraz daha fazla olan bir cins arıdır.Ancak kafkasın erken kış adaptasyonu güz ballarına çalışmayı zorlaştırır.
İşte arıcılar arıların irkına çalışma sahalarınız ve özellikleriyle dikkate almalısınız.Sonuçda değişik ırklarla çalışmak mümkündür.Sizlerde özelliklerine göre tercih yaparak ana arılarınızı üretin.

17 Aralık 2016 Cumartesi

ZEMHERİ KARAKIŞ BAŞLIYOR

Arıcı 07-ANTALYA


Halk dilinde Karakış yada zemheri olarak adlandırılan,yılın en soğuk günlerini barındıran zaman dilimi başlıyor.Zemheri karakış 21 Aralık salı günü başlıyacak.Ama ülkemiz artık soğuk hava akımında olduğu için bu dönem başlamış görünüyor.Zemheri 21 Aralıkda başlar40 gün hüküm sürer.31 Ocakda zemheri biter.Zemheri karakış olarakda adlandırılır.Havalar ve mevsim çok soğuk olduğu için kuru bir ayaz hüküm sürer.Bu dönem kurak olarak geçer.Ancak zemherinin son dönemi,son iki haftası ayaz azalmaya başlar.Azalan ayaz ve soğuklarla birlikde yağışlı bir dönem başlar.Her yıl 15 Ocakdan sonra böyle bir dönem görülür.Zemheri çiftçinin can damarıdır.Bu dönemde toprakda bulunan ot ve yapraklar kavrulur.Otları soğuk vurur.Toprak nadas edilirse toprak altında yada içinde kalan yaprak,ve bitki artıkları iyi bir gübre görevi görür.
Zehmeride arılarla kovanlarla fazla işimiz olmaz.Artık arılar salkıma girer.Kovan açılır,yada oynanırsa salkımdan düşen arı bir daha oraya çıkamaz ölür.Salkım demek arının kısmi felç gibi hareket yeteneğinin azalması demektir.Bu dönemde formik,oksalik asid gibi varovaya kullanılan maddeler hafif dozda uygulanır.Yavru faaliyeti olmadığı için mücadele etkin olur.Baharda arılıkda varova sıkıntı yapamaz.Bundan dolayı varova mücadelesi zemheride yapılmalıdır.Erken baharla da zaman zaman organik mücadele yapılarak yaz sonuna kadar sıkıntı görülmez.

8 Aralık 2016 Perşembe

Güz ve Geç güzde Ana arı boğma sebebleri...


                                 Arılar ve Arıcılık...Arıların dünyasına insan müdahalesi geldiği günden beri rahatları daha bozuk...Çünkü;Yanlış  bilgilerle yanlış uygulamalarla,gereksiz ilaç ve şurupla onları yoruyoruz...Zorluyoruz...
Artık kışa girdik...Bir çok arıcı arılarını doğru yada yanlış yada hiç ilgilenmeyerek,kışa hazırladı.Bal sezonu kimine göre iyi,çoğuna göre normal,her zamanki gibi bir kısım arıcıya görede kötü..
Gelelim öze...Arıya doğru bakım,doğru besleme ve koruma,kışında onu rahatsız etme...İşte slogan bu...Artık kışa girdik...Arılarımızın bal stoğu yeterlidir inşallah...Yeterliyse sıkıntı yok..Yetersizse karasal iklimde sıkıntı..Gelelim konu başlığına...Arıcılar benim kovanın birisi anayı kesti,ana kaybetti..vs...Bu sözler klasik artık.İşin Özü arıcı yanlışlığı..Örnek Akdeniz de arı kasımda ana boğuyorsa iki sebeb öne çıkar.1.si yanlış ana seçimi...Kafkas gibi bazı ırklar erken yumurta kesip,kışa erken girer.Mevsimde polen ve nektar devam ediyorsa,iklimde normalse,işçi arı bu ana arıyı sıkıştırır.Yumurta at..diye.Kafkas ve karasal iklim ana arıları kışsal arı olduğundan soğuk iklim kuşağı arısı olduğundan ılıman iklime uyum sağlayamaz.Böyle olunca İşçi arı tembel anayı boğar. 2. Sebeb ...Yanlış besleme...Güz döneminde arı artık kış mevsimini hissettiği için yumurta atsa bile az ve kontrollü atar.Fazla yumurtalar işçi arılarca temizlenir.Burada  arıcı yaz gibi az az şurupla 2-3 gün aralıkla beslerse nektar akımı hissini alan işçi arı ana arıyı zorlar.Ana arı yumurta atışını artırırsa sıkıntı başka türlü ortaya çıkar,ama artırmazsa işçi ana arıyı boğar.Güz bal stoğu beslemesi bu bakımdan koyu kıvam ve bol miktarda verilip 2  yada en fazla 3 kısımda işlem bitirilmelidir.Bunun haricinde ana arı doğal ölüm harici boğulmaz...Bilginize..Arılar yumurtayı,yavruyu kesince dengeli dozda arının kış salkımını bozmayacak biçimde varova mücadelesi yapılmalıdır.Nektar dönemi kimyasal yada asitlerle varova mücadelesi yapılmaz.ANCAK organik bitki ve gıdalarla devam edebilirsiniz...

3 Aralık 2016 Cumartesi

SON BAKIM-ZORUNLU DİNLENDİRME TAKTİĞİ


Bugün arılıkda kış zehmeri önü kısa bir çalışma yaptım.Amaç,son kontrol ve son kez bal stoğu yaptırmaktı.Ama arılar artık doymuşlar verdiğim hazır şerbeti bile geçen haftadan beri tüketmemişler.Bende şerbetlerini bitirenlere son kez şerbet verdim.Artık haftaya kısa bir kontrol yaparım.Çünkü;yavrulu arı arılıkda haala var.Ama artık ana arılar yumurta atmayı kesmişler.Önümüzdeki hafta sonu arıları kontrol ederek artık polen tepsilerini alacağım.Üşüsünler,uçmasınlar.Bugün saat 11.30 da güneşli bir günde bahar gibi vızıltı yapıyorlardı.Ama artık erken bahar ve baharda verimlilik alabilmek için ana arıları ve kovanda yeni çıkan işçileri dondurup dinlendirmek gerek.Arıcılıkda kış ılık geçiyorsa taktik arıyı gece donduracaksın.O zaman öğleye kadar kendine ancak gelir.Uçma fırsatını bulamadan akşam olur.Buna arıcılıkda zorunlu DİNLENDİRME TAKTİĞİ DENİR.Antalya'da arıları 20 Ocağa kadar dinlendiririz.20 Ocak civarı polen tepsilerini takar,havalandırmaları kapatarak ılık günlerde z az şerbet verip ana arıyı çalıştırmaya başlarız.Ancak,bunun için arının polen kaynakları faaliyete geçmiş olması gerekli.Aralık ayında bir kaç kez daha yaağmuryağarsa Tabiat ana canlanır.Kış bitkileri,orman sarmaşıkları otsu bitkiler yavaş yavaş 15 ocak gibi polen vermeye başlar.Bu arada unuttuk gibi...Haftaya polen çekmecelerini alınca artık varova mücadelesi de başlayacak.Oksalik asid kullanmak kolay yöntemlerden birisi.Ama işin özü arı uyurken arıcı uyumamalı.Son baharda ne kadar güzel kışa hazırlarsan kışdada varovaya son darbeyi indirirsek baharda rahat ederiz.
Baharda bazı arıcılar güçlü gelişen kolonilerden kapalı yavrulu petek alıp,gelişmeyenleri desteklemede.Bu yanlış bir sistem.Gelişmeyen kovanın sebebini araştırıp,karar vermek gerek.Ana arıdamı sorun var,kovandamı hastalık var?Teşhisi doğru koyup gelişmeyen anaları değiştirmek gerek.Bu öncelikli çalışma olmalı.Daha sonrada yeterince ana yetiştirince tüm anaları değiştirip genç analarla yola devam etmek arılığı rahatlatacaktır.
Kışa girerken arılığıda kışa sokalım.Tabiki Akdenizde...Egede...

29 Kasım 2016 Salı

ÇOK ŞÜKÜR YAĞMUR VE KIŞ

             Bu yıl sonbahar öyle sıkıntılı ve zor geçiyordu ki...Arı hastalıklarına rağmen daha büyük sıkıntı kuraklık...her ne kadarda olsa tehlike devam ederken beklenen rahmet nimet yağmur ve kar ANADOLU toprağına bereketi getirdi.Resimlerde de gördüğünüz gibi,kuraklık canımıza kadar işleyip yerleri bile çöle çevirmişken gelen rahmet bereket yağmur ve kara çok şükür....İnşallah ülkemiz bu bereketi afete dönüşmeden güzel bir şekilde topraklarında bereket olarak toplar.Gerçek den hiç çiçek kalmadı toprak da..Kuraklık otsu bitkileri yok etti.Neredeyse ağaçsı bitkiler ve Ağaçlar sıkıntıya giriyordu.İki gündür yavaş dan inen rahmete hamd olsun.

            Sonbaharın bitti derken kışa yağışla başlıyoruz.Zehmeri 21 aralıkla başlar.21 aralığa kadar üç hafta var.Arılarda yavru hiç kesilmedi.Ama Hastalık ve kuraklıkla zayıf düştüler.Şimdi artık yağmurla hava soğursa arılar zorunlu kışa girecek,uçuş azalacak,sıkıntılarda inşallah bitecek.Hamsine kadar,yani 30 Ocağa kadarda bizde arılarda dinlenecek.Biz arılığı hamsi girmeden uyandırıyoruz ama,yinede arılığın ve ana arıların dinlenmeye çok ihtiyacı var.İki haftadır arı yemi ve bol vitaminli şurupla takviye besinini alan kovanlarda bal sıkıntısı yok.Sadece polen sıkıntısı çekiyorlardı.İnşallah yağışlar devam ederde akdenizin kış orman sarmaşık ve çiçekleri de açar...
            Güzel duygularla güzel ümitlerle kışa doğru yol alırken gelen yağmura şükürler olsun.

12 Kasım 2016 Cumartesi

KIŞA GİRERKEN...

Arıcı 07-ANTALYA
  Arıcılık yönetmeliğinde önemli değişiklikler var.Arıcılar geçmişde olduğu gibi nakil işlemlerinde izinsiz hareket etmemeli.Artık arı nakilleri sırasında İl ve İlçe tarım müdürlükleri arılıklarıda dijital ortamda taşıyor.Yani arılığınız neredeyse bir önceki oturum aldığınız ilçeden arılığınızı gittiğiniz yere nakil yaptırmalısınız.
 Arılığınızın yeni konumunu oturum belgesi ile birlikte 5 gün içerisinde yeni bölgenizin ilçe tarım müdürlüğünde işletmeniz gerekiyor.Artık İl ve İlçe tarım müdürlükleri 2017 yılından itibaren kurallara uymayan arıcılara cezai işlem uygulayacak.Parasal değeri 500 ile 1500 arası bir rakam...Arıcıların dikkatine.
    Artık kasımın ortasındayız.Kışa çeyrek kaldı.Çoğu bölgelerimizde kışda..Her ne kadar y6ağışlar geç kalsada..Yeni dünyalar ve keçiboynuzları çiçekde.Yavaşdan son polen ve nektar kaynaklarını tüketir gibiyiz.Tabiki Allahdan ümit kesmek haddimize değil.
Israrla tekrar belirtelim.Bir mantar hastalığı olan nosema arılıkları tehdit etmede.Çözümü basit.Arılığınızda kovanlarda nüfus azalması  hızlı bir biçimde ilerliyorsa nosema var demektir.Çözümü basit,ama uygulayan arıcı az.Yine yazalım.1 şişe polivit şurup(Eczaneden) 1 paket toz vitamin.Gerekiyorsa 1 şişede fumıdıl B
2 litre suda polivit vitaminle toz vitamini eritip hazırladığınız 1 çuval şeker şerbetine koyun.Kovanların gücüne göre 1 er litrelik şurubu 3 kez uygulayın.Bu vitaminli şurup arılarınızı nosemadan koruyacaktır.Ama ben işi garantiye alayım,risk yaşamayayım,yada arılığımda nosema başlamış diyorsanız hazırladığınız şuruba fumıdıl B ekleyin.
İşlerinizde kolaylıklar ve sağlıklı arılarınız olsun...

6 Kasım 2016 Pazar

KURAKLIK TEHLİKELİ BOYUTDA...

Arıcı 07-ANTALYA
 Bu yıl diğer yıllardan çok farklı...2016 yılı çok kurak geçmekte...Arılarım orman içinde püren bölgesindeydi.Dün saat 11.00gibi gittim..arıların uçuşu zayıfdı.Geçen hafta yağan hafif yağmur pürenleri çiçeğe yönelti.Ama orman içi güneşi az gördüğünden soğuk.Ayaz etkisi saat 10.00 kadar devam ediyor.Akşam üstüde 3-4 gibi yine hava soğuyor.Arının uçuş aralığı çok dar.Öyle olunca daha uygun hafif rüzgarlı bol güneşli eski arılık olan kışlatma yerime bu yıl erken geldim.Yeni dünyalara bile gitmedim.
 Arılığı iyi düzenledim.Şimdilik  çok sıkıntı yok gibi..Ama yinede kek şurup verilecek.Arının polen sıkıntısı büyük.Resimlerdede görüldüğü gibi yerde yeşil ot yok..Poleni nerden bulacak...Bu yıl yaşanılan kuraklığı ömrümde hiç görmedim.Yada hatırlamıyorum.Ama gerçekden çok tehlikeli.Allah korusun.Yağmura kara muhtacız.Kötü hava şartları dene dene havalar bol güneşli çok güzel geçiyor.Yağmur yok,soğuk yok,Ay kasım...ama hala yağmur beklemedeyiz...Yüce Allah kuraklıkla ıslah etmesin.Ben kötü hava şartlarını istiyorum.Yağmur yağsın,kar yağsın,mevsimi yaşayalım,son baharı sonrada kışı..
Herkez arıyı gece taşır...Bende gündüz...Sabah namazından sonra bugün arılığa vardım.Ağızlarını kapattım.Kovanların üstü çiğden ıslaktı.Araca yüklemeye başladım.Tabiki yalnızım.Bu işi iki seferde tamamladım.Saat 11.00 da iş bitmişti.Suluklarına suyu koydum.Kovanların ağzını açtım.Bir kaçda resim çektim..Eve geldim..
Yağış olmazsa arıların işi zor.Tabi bizimde..Bu kuraklığa dayanmak güç...Böyle kuraklık devam ederse ülkemiz çöl olur.Ama Allahdan ümit kesilmez.3-4 gün yağmur yağdımı sel baskını su baskını olayları yaşandımı...hemen isyanlar..Yanlış yerleşim,yanlış şehirleşme insan belediye imar,mimar hataları gündeme gelmez..Kötü hava şartları..
Ben kötü hava şartlarını istiyorum.Kuraklıkdan korkuyorum.Allah hayırlı ve bol yağışlar versin.Çiftçi işçi ülke bolluğu yaşasın...

30 Ekim 2016 Pazar

NOSEMAYA ÇÖZÜM...

Arıcı 07-ANTALYA
 Bu yıl nosema arıcıya çok darbe indirmede.Çoğu arıcımız bunun farkında değil.Belirtisi,ani düşen kovan nüfusu,hızla azalan arı mevcudu.Nosema bal arılarında görülen bir sindirim sistemi hastalığı olup,tedavisi hastalık başlamadan önce yapılırsa %100 etkili olmaktadır.Ama hastalık başlasa da sizlere vereceğim tedavi sistemi kovanlarıızın sönmesini önleyecektir.Hastalık sindirim sistemi hastalığı olduğu için çözümüde doğru beslemeden geçer.Kısaca bol miktarda vitamin desteği gerekiyor.Hazırlayacağımız kür şu şekilde olacak.50 kg lık bir çuval şeker şerbeti için bu kürü uygulayın.Takriben 2 litre kekik suyu.Yada 2 litre suya 5 gr kekik yağı koyun.Bu suya 1 paket arı vitamini(100gr)koyun.Ayrıca Eczaneden alınacak polivit vitamini dökün.İyice karıştırarak toz vitaminle polivitin karışmasını ve erimesini sağlayın.
Hazırladığınız kürü şeker şerbetine dökerek karıştırın. Kovan başı güçlü kolonide 1 litre olmak üzere  3 kez uygulayın.Bu kür Nosemayı kesin önler.Hastalıklı kolonileride sağlığına kavuşturur.Şeker şerbeti yerine hazır arı yemide kullanabilirsiniz.Arı yemlerine bu kürü teneke başı yarım litre koymanız kafi gelecektir.Bu uygulamayı ihmal etmeyin.Arılar hepimizindir.Ülkemizin arılarını koruyalım.Ayrıca bu uygulamayı bahar aylarındada yapmanız faydalı olacaktır.Nosema genellikle su yolu ile alınan bir tür virüslerin sebeb olduğu sindirim sistemi hastalığıdır.
Hepinize kolay gelsin.Sağlıklı arılarınız olsun.

8 Ekim 2016 Cumartesi

ARILAR VE SON BAHAR..

                                    Her yıl olduğu gibi....Yine güz sıkıntılar,hastalıklar...Nosema...Yavru çürüklüğü..vs..devam ...Hayat zaten sabır ve mücadele...Arıcının mücadelesi daha zor.
Bal üretir,satamaz..Tüccar hilesi revaçta..Balında şu çıktı,bu çıktı...Olmayan yok..Arıcı ben vermedim,kullanmadım..Söz kifayetsiz.Bahane ucuza almanın çamuru.İşte arıcının çilesi,garibin çilesi ile eşit gibi...Artık arılara bakım kışa hazırlama zamanı.Nosema ile mücadele etme zamanı...Nosema ile mücadelenin en güzel yolu bol vitaminli arı yemi veya şurup.Ama vitamin kombizasyonu çok güçlü olacak.Çocuk vitaminleri bile olabilir.Bunun yanında 100 gr lık bir toz vitamin daha takviye yapılırsa çok iyi olur.Bunu 1 çuval,50 kg şekere katıp arıya vereceksiniz.Her seferde kovan başı 1 litre şurup vermelisiniz.Toplam 3 sefer takviye kovanda nüfus azalmasını kesecek,hatda sahil ılık bölgelerde yavru miktarını artıracaktır.




Ayrıca kovanlardaki arının basmadığı ballı balsız petekleri alın.Her kovanı 1 şeker çuvalı ile içden çıtaları sıkıştırarak örtün.Arılar kovanı kolay ısıtsın.Yavru kombinazasyonu sürsün.Yavru çürüklüğüne de değişik tedavi yöntemleri uygulayabilirsiniz.Ben sıvı dezenfektan kullanıyorum.Alkolsüz.Veteriner dezenfektan.Bilhassa basit yavru çürüğü vakaları veteriner dezenfektan ve iyi sıkıştırma ile kolayca çözüme ulaşıyor.Sıkıntıyı atlatmak mümkün oluyor.Bu arada  örük peteklerin iyilerini koruma altına alıyoruz.10 lu paketlerle büyük streç filmle kaplıyoruz.Hiç hava giriş çıkışı olmayacak şekilde sarın.İçine şırınga ile 3-4 gr formik asit sıkın.Temizce bahara ulaşacaktır.
Her işin gönlünüzce olması dileğiyle ...


30 Ağustos 2016 Salı

SON BAKIM ZAMANI

Arıcı 07-ANTALYA

Arılarda sonbahar bakımı
Teknik arıcılıkta sonbahar dönemi çalışmaları gelecek yılın başlangıcı demektir. Bu nedenle gelecek sezonun başarısı ve verimliliği büyük ölçüde sonbahar dönemi çalışmalarına bağlıdır.
Bu durum göz önünde bulundurularak koloniler tek tek kontrol edilmeli, öncelikle yıpranmış, yaşlı ve verimsiz analar genç ve vasıflı analarla değiştirilmelidir.
İkinci iş olarak koloni içerisindeki boş çerçeveler alınmalı, arı sıkıştırılmalı ve uçuş delikleri daraltılmalıdır. Kolonilerin genç populasyon kazanması için 1/2 lik (1 kısım su, 2 kısım şeker) koyu şurup ile sonbahar teşvik şuruplaması mutlaka yapılmalıdır. Arılar bu şurubun bir kısmını da depolayarak kış ve ilkbahar için gerekli bal stokunu yapmış olurlar.
Diğer önemli bir sonbahar işi de hastalık ve parazitlere karşı ilaçlı mücadele yapmaktır. Yavrunun en az olduğu bu dönemde mutlaka varroa mücadelesi yapılmalıdır.
İlaçlı mücadele yaparken kesinlikte rasgele ilaç kullanılmamalı, bilerek ve mutlaka ruhsatlı ilaçlar kullanılmalıdır.
Zira ruhsatsız ve rasgele ilaç kullanımıyla insan sağlığına zararlı kalıntı oluşmakta, ayrıca ihracatımızı da olumsuz yönde etkilemektedir.
Kovanlarda bırakılacak bal miktarı:
Arıların kış mevsimini sağlıklı bir şekilde geçirebilmeleri için yeterli miktar ve kalitede bal, polen bulunmalıdır. Bırakılacak bal, hem kışın arıların yemesi, hem de erken ilkbaharda çiçekler açıp nektar oluşuncaya kadar yavru beslenmesinde kullanılır. Arıları kış salkımı oluşturduklarında bal tüketimi cüzi miktardadır. Esas bal tüketimi kış sonunda yavru besleme dönemi başlayınca hızla artar. 10 çerçeveli arıda kışa girerken en az 18-20 kg. bal bırakılmalıdır. 2 bin arılı zayıf bir kovan ayda 500- 600 g. bal tüketirken, 20 bin arılı bir kovan ayda 700- 800 g. bal tüketebilir.
Kek ile besleme:
Koloniler kışa girerken ve kıştan çıkarken bal stokları yeterli değilse o zaman katı yem (kek) ile besleme yapılır.Kek ile beslemenin en ideal zamanı eylül ve erken bahar aylarıdır.Bahar girişi olarakda adlandırılan erken bahar dönemi bölgelerimize göre değişiklik gösterir.Şu zaman arıya ideal kek verme zamanıdır.Güçlü kolonilere verilecek 1 kg kek sonbahar yavrularının gelişmesini hızlandırır.Ayrıca kolonilerin kışa erken girmesinide sağlar.Ayrıca çam keçiboynuzu gibi son bahar nektar kaynaklarına güçlü kolonilerle girmek nüfusunu koruyarak salkıma ulaşmak kolay olacaktır.
Kek Yapımı: 1 kısım bal 35- 40 dereceye kadar ısıtılarak 3 kısım pudra şekeri ile iyice karıştırılır. Elde edilen karışım 1 kg. lık poşetlere yerleştirilip, poşetin alt kısmı kesilerek arılı çerçeveler üzerine yerleştirilir.
Kek hazırlamada polen açığı bulunan bölge ve dönemlerde bu açığın kapatılması için süt tozu, bira mayası karıştırılarak arıların protein ve vitamin ihtiyacı karşılanabilir. Polenin yeterince bulunduğu bölge ve dönemlerde bu uygulamaya gerek yoktur.
Kek hazırlama ve uygulamada dikkat edilecek husus kekin kovan içi ısısında eriyerek arıların üzerine akmayacak katılıkta ve arılar tarafından tüketilebilecek yumuşaklıkta olmasıdır.
Ancak arıya verilen katı kekin su ihtiyacını artırdığı unutulmamalıdır.Bundan dolayı kek yapımında bal veya koyu şeker şurubu kullanmak zaruridir.Ayrıca kek verilme dönemlerinde şerbetliklere bir miktar suda konulabilir.Günümüzde artık kek yapımına gerek kalmadı diyebiliriz.Ekonomik anlamda değişik firmalar kek üretmektedir.
Arılarda yağmacılık ve önlenmesi:
Yağmacılık; arılıktaki zayıf arıların ballarını başka arılar tarafından çalınmasıdır. önlenmesi;
* Yağma eğilimi olmayan arı ırkı ile çalışılmalıdır.
* Arılıkta zayıf ve öksüz kovan bulunmamalıdır.
* Arıların hepsine birden yemleme yapılmalıdır.
* Ana arı genç olmalıdır.
* Kontroller sırasında kovan uzun süre açık bırakılmamalıdır.
* Kovanlar birbirine çok yakın konulmamalıdır.
* Uçma delikleri mevsime göre daraltılmalıdır.
* Kuvvetli kovan ile zayıf kovanlar yer değiştirilmelidir.
* Besleme sırasında etrafa şurup dökülmemelidir.
* Yağmacılığa sebep olacak hareketlerden kaçınılmalıdır.
* Yağmaya uğrayan kovanın üstüne yağmur yağıyormuş gibi su püskürtülmelidir.
* Yön değiştirmeli veya önüne yapraklı çalı gibi maddeler konulmalıdır.
* Terebentin gibi kokulu bir madde uçuş deliği önüne sürülmelidir.
* Taarruz edenle, taarruza uğrayan kovanı tespit etmek için arıların üzerine pudra şekeri dökülmeli ve takip edilmelidir.
* Yağmaya uğrayan arılı kovanları arılıktan uzaklaştırmak gerekir.
Kış hazırlığı:
* Koloniler kışa girmeden önce anasız ve zayıf olanlar birleştirilmelidir.
* Kovan içi sıkıştırılarak boş alan bölme tahtası ile bölünmelidir.
* Kovan uçuş delikleri kontrol edilerek çatlak ve delikler varsa bu bölgeler kapatılarak izole edilmelidir.
* kışa girmeden önce kolonide yeterli bal stoku bulunmuyorsa katı yem (kek) verilmelidir.
* Herhangi bir hastalık ve zararlı etmeninin olup olmadığı kontrol edilir.
Kışlatma:
* Arıların kışı geçireceği arılık, kuzeyi kapalı, güneyi açık, mümkünse üstü kapalı yer olmalıdır.
* Açık arılıklarda ise rüzgar almayan, su tutmayan yerler seçilmeli.
* Kovanlar hafif öne eğik şekilde bırakılmalıdır.
* Kovanlar mutlaka bir sehpa üzerinde yerden yükseltilmeli, böylece nemden ve sudan korunmalıdır.
* Arıların salkımı bozmasına neden olabilecek gürültü ve sesten uzak yerlerde olmaları sağlanmalıdır.
* Kışı fazla soğuk geçen yerlerde kolonilerin etrafı hasır, çuval vs. gibi soğuktan koruyucu maddelerle sarılmalıdır.
Yapılan bir araştırmada kış kayıplarının yüzdeleri şöyledir:
Açlık %26, çok fazla soğuk %23, nem %8, bunalma %8, zayıf koloniler %6, bakım ister %5, kışlatma bölgesi %4, kötü kovan %3, ana ölümü %2, mum güvesi- varroa %2.
Bu yıl bölgemizde mevsimin kurak geçmesi arılarımızı da menfi yönde etkilemiştir. Bütün bu bilgiler dikkate alınarak arıcılarımızın arılarına besin vermelerini, Nosema,varroa- güve mücadelesini mutlaka yapmalarını ve detaylı teknik bilgiler için İl ve İlçe tarım müdürlüklerimize müracaat etmeleri onlara destek sağlar..
                Ülkemizin en değerli balı olan çam balı sezonu başlamış bulunmaktadır.Ama yetersiz fiyatlar,arıcılar arasındaki kopukluk ve bencillikler bal fiyatlarını olumsuz etkilemektedir.Arıcılar birliklerine destek vererek bir bütün olduklarını göstermelidirler.Unutulmamalıki,kuvvet ancak birlikle doğar.