Bu Blogda Ara

GOOGLE SAYAÇ-ziyaretçiler...

ANTALYA HAVA DURUMU

ANTALYA ANTALYA HAVA DURUMU ARICI 07 HAYIRLI MEVSİMLER DİLER.

Google+ Badge

Translate

4 Kasım 2011 Cuma

BAL ARILARININ VÜCUT YAPILARI ve ARI AİLESİ BAL ARISININ VÜCUT YAPISI



ARICILIĞIN EKONOMİYE KATKISI

            Arıcılığın başta gelen ürünü bal ile (65.000 ton bal*8.000.000 TL= 520 Trilyon ) diğer ürünleri polen, balmumu, arı sütü gibi ürünlerle de en az 100 Trilyon ve ana arı, arılı kovan gibi canlı materyal ticareti ile 100 Trilyon olmak üzere milli ekonomiye katkısı toplam 720 Trilyon liradır.
            Gelişmiş ülkelerdeki yapılan araştırmalar sonucu Arıcılığın Polinasyon yolu ile olan katkısı arı ürünlerinin gelirinin en az 10-12 katı olduğunun ortaya koymuştur. Buna göre Arıcılığın Türkiye ekonomisine 4-5 Katrilyon gibi önemli bir katkısı bulunmaktadır.
Öte yandan (40 bin aile* 5 kişi) 200 bin kişiye de istihdam sağlamaktadır.
Arı ürünleri bal,polen ve arı sütünün insan beslenmesinde ve insan sağlığındaki yeri ve önemi de tartışma götürmez bir gerçektir. Diğer arı ürünleri bal mumu, propolis, arı zehri de ilaç ve kozmetik sanayinde önemli hammadde kaynağıdır.

            Yıllar  İtibari  İle  Türkiye'nin Bal İthalat ve İhracat Miktarları

YILLAR
İHRACAT KG
İTHALAT KG
1996
5 423 189
328 662
1997
8 456 954
376 396
1998
5 611 302
462 276
1999
5 305 624
289 779
2000
3 514 864
1 175 845
2001
4 328 025
324 728


Yıllar  İtibari  İle  Türkiye'nin Bal İhraç Ettiği Ülkeler ve Miktarları

ÜLKE
1996
1997
1998
1999
2000
2001

ALMANYA

4085709
6414400
3877505
3228591
1806666
2072496
S.ARABIS.
872585
1267200
1068367
1154268
1129008
1537636
HOLLANDA
33904
66480
59603
86726
144349
255907
BELC.-LUKS.
29168
69664
30658
81866
52297
80381
A.B.D
4800
204
2776
3057
16134
70739
FRANSA
79416
167736
154475
129180
103314
69619
K.K.T.C.
31395
36168
110610
126405
71765
47288

Yıllar  İtibari  İle  Türkiye'nin Bal İthal Ettiği Ülkeler ve Miktarları

ÜLKE
1996
1997
1998
1999
2000
2001
MEKSIKA
0
91000
113960
161280
260680
141518
CIN H. CUM.
10080
0
0
0
0
40000
ALMANYA
94213
66375
29214
50815
36152
25461
S.ARABISTAN
17208
0
0
0
79826
1334
INGILTERE
0
0
0
0
0
915
AVUSTURYA
1685
3242
49307
2514
2811
504
DİĞER ULKELER
0
21047
23067
0
2400
114929

            İhracat ve ithalat tabloları incelendiğinde de görüleceği gibi bal dış satımının büyük bir kısmı başta Almanya olmak üzere Avrupa Birliği Ülkelerinedir. Avrupa’nın dışında sadece S. Arabistan’a ciddi manada dış satımımız bulunmaktadır.
           
Tablolardan görülen ikinci bir önemli husus da dış satımımızın düştüğüdür. Bu düşüşün en büyük sebebi ballarımızda analiz sonucu naftalin ve antibiyotik kalıntılarının tespit edilmesidir. Ayrıca standart ambalajlı bal üretimimizin yetersiz oluşudur. Türkiye’nin bal tüketiminin % 90’ı yurtiçinde olmaktadır.
            Standart, içeriği belli, analizi yapılmış bal ve arı ürünlerini dış satıma sunamadığımız içindir ki dış satımda ancak % 1’lik bir paya sahibiz.
            Türkiye’nin bal dış alımı önemli ölçülerde değildir. Sınır ticareti ile giren ballarında kontrol altına alınmış olması sebebi ile arıcılarımız lehine gelişme olmuştur. 2002 yılında gerek üretimin yüksek olması gerekse fiyatların tatmin edici düzeyde oluşması nedeniyle üreticilerimizin yüzü gülmüştür. Bal ihracatımızın artırılabilmesi için gerekli tedbirlerin mutlaka alınması gerekmektedir.  

            Arıcılığın Aile Ekonomisindeki Yeri
            Arıcılık diğer tarımsal faaliyetlere göre daha az sermaye ile yapılabilen ve kısa sürede kazanç sağlayan bir faaliyettir. Arıcılık yapmak için kapalı bir alan yapımına veya arazi satın alınmasına gerek yoktur. İyi planlandığı veya diğer arıcılarla işbirliği yapıldığı takdirde ikinci bir meslek olarak boş zamanlarda bile yapılabilir. Ayrıca aile fertlerinden herhangi birisinin kolaylıkla yapabileceği bir faaliyettir. Özellikle köylerde, değerlendirilemeyen işgücünün değerlendirilmesi mümkün kılınabilir. Bu şekliyle, aile ekonomisi için asıl veya ikincil bir gelir kaynağı olabilir.
            Arıcılık yapmak için iki şey çok önemlidir. Birincisi bilgi, ikincisi ilgi. Yani arıcılık yapmak isteyen kişi arıcılık hakkında bilgi sahibi olacak ve arıcılığı iyi öğrenecek. Arıcılı öğrenilmeden, arıcılık yapılamaz. İkincisi de arı ile mutlaka ilgilenmek gereklidir. Sürekli takip etmek gereklidir. İlgilenmeden arıcılık yapılamaz. Çünkü arı, ömrü 35 gün gibi çok kısa olan bir varlıktır.

            Arıcılığın Tarım İşletmeleri ve Bitkisel Üretimdeki Yeri
            Arıcılık tarla, bağ-bahçe ve hayvancılık gibi tarım işletmeleri içinde yan üretim dalı olarak yapılabilir. Bu yolla işletmenin kazancı artırılmış olur. Bunun yanında aslında, tarla ve bağ-bahçe ürünleri üreten işletmelerde bal arılarına ihtiyaç zaten vardır. Arılar bitkisel üretimde bitkilerin tohum ve meyve üretebilmeleri için ihtiyaç duydukları tozlaşmayı en iyi ve en etkin biçimde sağlayarak ürün miktarı ve kalitesinde çok büyük artışlara neden olurlar.
            Sadece bu özellikleri ile bile tarım işletmelerinde arıcılığa yer verilebilir. Özellikle, etrafında zengin bitki örtüsü bulunan işletmelerde arıcılığa da yer verilmesi durumunda, hem arıcılık ürünleri sayesinde hem de bitkisel üretime etkisiyle işletmenin kazancını artırır.

            Arıcılığın Ülke Ekonomisindeki Yeri ve Önemi
            Türkiye dünya ballı bitkiler florasının 3/4’üne sahiptir. Zengin florası, uygun ekolojisi ve koloni varlığı bakımından  büyük bir arıcılık potansiyeline sahiptir.
            Arıcılık toprağa bağımlı bir tarım kolu olmadığı için topraksız ve az topraklı çiftçiler için tek başına bir geçim kaynağı olabilmektedir. Aynı zamanda en ucuz ve kolay istihdam oluşturan tek tarımsal faaliyettir.
            Arıcılığın çevreye ve doğaya doğrudan veya dolaylı hiçbir zararlı etkisi yoktur. Hatta doğal denge için mutlak surette arılara ve dolayısıyla arıcılığa ihtiyaç vardır. 
            Bizde önemi henüz kavranamamış olmasına rağmen polen, propolis, balmumu, arı zehri, arı sütü gibi ürünler de bal dışında arıcılığın son derece değerli diğer ürünleri arasındadır. Ülkemizde 4 milyon adedi aşkın koloni bulunmaktadır ve ortalama 70 bin ton bal ve 3 800 ton balmumu  üretilmektedir. Arıcılığın arı ürünleriyle milli ekonomiye katkısı yaklaşık 300 Trilyon Lira civarındadır. Arıcılığın  polinasyon (tozlaşma) yolu ile ekonomiye katısı; diğer arıcılık ürünlerinin ekonomiye katkısının en az 10-12 katı olduğundan, 1,5–2 Katrilyon Lira civarındadır. Öte yandan 150 bin kişiye de istihdam imkanı sağlamaktadır.



BAL ARILARININ VÜCUT YAPILARI ve ARI AİLESİ
Bal Arısının Vücut Yapısı
            Balarıları hayvanlar aleminin eklembacaklılar grubunun, böcekler sınıfının,zar kanatlılar takımına aittir. Bu takım içerisinde arılar familyasının Apis cinsi ve Apis mellifera türü içerisinde yer alırlar. Ait oldukları tür içerisinde ekonomik değere sahip ırklar mevcuttur.
            Hangi ırka sahip olursa olsun balarısı vücudu baş, göğüs ve karın olmak üzere üç kısımdan oluşmaktadır. Başta gözler, duyargalar ve ağız parçaları bulunur. Baş, göğse ince oynak bir boyunla bağlıdır. Göğüs ve karnın dış kısmı segment denilen halkalardan oluşur.

BAŞ:
Arılarda baş önden bakıldığında bir üçgeni andırır. Diğer vücut organlarında olduğu gibi segmentlerin birleşmesinden meydana gelmiştir. Başta gözler, ağız parçaları ve anten bulunur.
            Gözler; Bir çift bileşik göz ve üç adet basit gözden ibarettir. Bileşik gözler binlerce küçük üniteden oluşur ve her bir ünite bakılan cismin küçük bir kısmını görür ve görüntüler birleştirilerek görüntü tamamlanır. Basit gözler başın üst kısmında bulunur ve karanlıkta iş yaptığı sanılır.
            Anten; Balarılarında koku, tat ve dokunma-hissetme duyularını algılayan bir çift anten bulunmaktadır. Başta bulunan hareketli duyu organlarıdır ve her birisi bir çift geniş sinirle beyne bağlıdır. Anten üzerinde sinirlerle bağlantılı kıllar ve küçük duyu algılama noktaları bulunur. Balarısı antenleri yardımıyla çevresinden mesajları alır ve hareketlerini yönlendirir. Antenlerdeki duyu algılama noktalarıyla tadı, rüzgar hızını ve atmosfer sıcaklığını algılayabilir.


Ergin arı vücut yapısı; Ab:Abdomen (karın), Ant:Anten, E:Bileşik göz, H:Baş,  II-VII:Karın segmentleri, L1, L2, L3:Bacaklar, Md:Üst çene, Sp: Hava delikleri, Th:Thorax(göğüs), W2, W3:Kanatlar, O:Basit gözler, Lm:Üst dudak(Labrum), Mx:Alt çene(Maxilla), Lb:Alt dudak(Labium), Cls:Dil.
            Ağız Yapısı; Balarıları yalayıcı-emici ağız yapısına sahiptir. Nektarı emerek alır. Ağız üst dudak (labrum), üst çene (mandibula), iki alt çene (maxilla) ve alt dudak (labium) olmak üzere dört kısımdan oluşur. Alt çene ile alt dudak birlikte uzanarak hortum şeklini alır ve bunun uzantısındaki dil yardımıyla sıvı gıdaların alınmasını sağlar. Arılarda mandibulalar bir kanalla mandibular bezlere bağlıdır. Bu bezlerin salgısı işçi arılarda balmumunu yumuşatmakta kullanılır. Yine bu bezler larva gıdası ve alarm feromonu da salgılar.
            Başta bunlara ilaveten hipofaringel denilen süt salgı bezleri de bulunmaktadır. Besleyici işçi arılar larvaları besleyecekleri zaman kısmen açtıkları çene arasından biriktirilen arı sütünü boşaltırlar.
            GÖĞÜS (THORAX):
            Kanatlar ve bacaklar gibi hareketli organları taşır ve kaslarla donatılmışlardır. Balarıları ön orta ve arka bacak olmak üzere 3 çift bacağa sahiptir. Büyüklük ve şekil bakımından birbirinden farklıdır. Ön bacaklar baş ve antenlerin temizlenmesinde, bu bölgedeki polenin toplanmasında ve petek işleme sırasında ağza yardımcı olmada kullanılır. Orta bacaklar göğüsteki polenin toplanmasını, ön bacaktan gelen polenin arka bacaklara iletilmesini ve arka bacakta polen biriktirilmesini sağlamada yardımcı olurlar. Arka bacaklar da polen ve propolis taşıma işlerinde kullanılır.
            Balarıları ince zardan yapılmış ve üzerinde kitinleşmiş damarlar bulunan iki çift kanata sahiptir. Ön kanatlar arka kanatlardan daha geniş ve daha damarlıdır ve uçuş esnasında ön ve arka kanatlar birbirine hamuli denen yapıyla kenetlenerek birlikte hareket ederler. Kanatların uçma yanında uçuşu yönlendirme görevleri de vardır.
            KARIN (ABDOMEN):
            Karın kısmında mide bağırsak, üreme organlar gibi iç organlar, balmumu bezleri ve iğne bulunur. İşçi arılarda 4,5,6 ve 7. segmentlerin her birinde bir çift mum salgı bezi (balmumu aynası) bulunmaktadır. İşçi arılar ve ana arıda abdomenin sonunda iğne bulunmaktadır. Yapısal olarak diğer dişi cinsiyetteki böceklerin yumurtlama organına benzer, ancak yapısal değişikliğe uğramıştır ve zehir enjekte eder. İğne işçi arılarda çentikli yapıya sahiptir. Buna halk arasında arpa kılçığı gibi benzetmesi yapılmaktadır. Çentikli bölümün dış kenarı boyunca 9-10 adet bir seri çentik bulunur ve çentikler iğnenin batış yönü tersine yöneliktir. Bu yüzden işçi arı sokmak üzere iğnesini bir yere batırdığında çekemez ve bunu sonucunda organını kaybederek ölür. Ana arı iğnesi işçi arılarınkinden daha uzun, daha küçük ve daha az çentiklidir, batırıp çıkarabilirler. Rakip ana arıları öldürmekte kullanır. Erkek arıların iğnesi yoktur.
Arıların Biyolojik Gelişme Dönemleri
            Balarısının yaşam evresi yumurtayla başlar,larva ve pupa dönemlerini tamamladıktan sonra ergin halini alır. Ana arının petek gözlerine yumurtladığı döllenmiş yumurtalardan işçi arılarla ana arılar, dölsüz yumurtalardan ise erkek arılar meydana gelir. Arıların yumurtadan ergin hale gelme süreleri; ana arıda 16, işçi arıda 21 ve erkek arıda 24 gündür.
            YUMURTA: Arı yumurtası 0,1 mg ağırlığında,             silindir şeklinde, uzun ekseni boyunca dışbükey görünümündedir. Yumurta petek gözüne bırakıldığı zaman dikey konumdadır. Dikey konumda bırakılan yumurta yavaş yavaş yana eğilerek üçüncü günün sonunda petek gözünün tabanında tamamen yatay bir konuma gelir. Yumurta döneminin sonuna doğru yumurta bulunan gözlere işçi arılar tarafından arı sütü konulmaya başlanır. Tüm arı fertlerinde yumurta dönemi 3 gündür.
            LARVA: Üçüncü günün sonunda yumurta çatlayarak larvaya dönüşür. Embriyo larva aşamasına geçer geçmez beslenmeye başlar. Bütün arı bireyleri larvası 6 gün olan larva dönemlerinin ilk üç günü 5-15 günlük işçi arıların salgıladığı arı sütüyle beslenirler. Daha sonraki larva döneminde sadece ana arı olacak larvalar arı sütüyle beslenirken erkek arı ve işçi arı larvaları yavru gıdası denilen, polen ihtiva eden düşük kaliteli arı sütü ile beslenir. Böylelikle döllü yumurtanın larva döneminin son üç günlük süresindeki farklı beslenmesiyle yumurta işçi arı yerine ana arı olur. Larva aşamasının 5. günü sonunda larva içeren gözün ağzı mühürlenmeye başlar ve 6. gün larva başındaki özel bir bezden salgıladığı salgıyı kullanarak bir kozaya dönüşür.          
            PUPA: Kozaya dönüşme ile artık prepupa ile ilk günü olan pupa devresi başlamış olur. Pupa dönemi ana arıda 7 gün, işçi arıda 12 gün, erkek arıda ise 15 gündür. Pupa döneminde ağız parçaları kanatlar ve bacaklar çıkar ve gelişimini tamamlayarak ergin halini alır.
           
            Balarısı ailesi üyelerinin gelişme dönemleri

Arı Bireyi
Yumurta
(gün)
Larva(gün)
Pupa
(gün)
Toplam
(gün)
I. Dönem
II. Dönem
Ana arı
3
6
-
7
16
İşçi arı
3
3
3
12
21
Erkek arı
3
3
3
15
24
             
            BAL ARISI KOLONİSİ ve ARI IRKLARI
Bal Arısı Kolonisi, Koloni Bireyleri ve Görevleri
            Bal arıları, koloni adı verilen topluluklar halinde yaşayan sosyal böceklerdir. Koloni hayatında yardımlaşma ve iş bölüşümü esas olup kolonideki her bireyin kendine özgü görevleri vardır.
            Bir arı kolonisinde ana arı, işçi arı ve erkek arı olmak üzere üç farklı birey vardır. Ana arı ve işçi arılar dişi bireyler olup döllü yumurtalardan gelişirlerken, erkek arılar dölsüz yumurtalardan gelişirler. Arı kolonilerinde kışın sadece dişi bireyler  mevcut olup, erkek arılar ilkbaharda yeni sezonla birlikte görülürler.


 


 


 
                  


Arıcı 07-ANTALYA
Yorum Gönder