- Eşekarıları güneş enerjisini nasıl toplarlar?
- Sahip oldukları güneş enerjisi sistemi nasıl çalışır?
- Arıların, insanların kullandığı yol bilgisayarlarından daha hızlı çalışan bilgisayar sistemlerinin sırrı nedir?
- Çiçeklerdeki nektara hızlı ulaşmalarını sağlamak için eşekarılarının sahip olduğu özel sistem nedir?
“...O'nun alnından yakalayıp denetlemediği hiçbir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerindedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır).” (Hud Suresi, 56)
Güneş Enerjisini Toplayıp Kullanan Eşekarıları
Yakın Doğu ve Hindistan arasındaki bölgede yaşayan bir arı türü olan ''doğu eşekarısı'' (Vespa orientalis), sabah saatlerinde aktif olan diğer böcek türlerinin aksine günün en sıcak saatlerinde faaldir. Çünkü yuvalarını yer altında yapan bu arı türü midesindeki özel bir yapı sayesinde Güneş'ten gelen ışınları toplar ve Yüce Allah’ın yarattığı özel bir pigment aracılığıyla bunu enerji deposu olarak kullanır. Bilim adamlarının uzun süredir merak ettikleri, bu canlıların karınlarındaki sarı bandın işlevine ve aktif oldukları saatlerin akrabalarından neden farklı olduğuna dair soruların cevapları da bu yapıda gizlidir.
Yüce Allah Eşekarılarının Vücut Yapısını Güneş Enerjisi Toplamaya Uygun Olarak Yaratmıştır
Alemlerin Rabbi olan Allah, bu arı türünün vücudunu kaplayan ve bir tür dış iskelet olan sert kutikula tabakasının kahverengi olan kısmını 160 nanometre yüksekliğinde sert oluklardan yaratmıştır. Sarı bandın yer aldığı kısmın yapısı ise daha farklıdır. Burada bir dizi oval şekilli 50 nanometre yüksekliğindeki çıkıntı, bir diğeriyle kenetlenmiş biçimdedir. Bu yapı güneş ışınlarının yansımasını engellemekte ve ışınları bu bölgede hapsederek enerji elde etmektedir.
Yüce Allah’ın bu canlıların güneş enerjisini toplamaları konusunda yarattığı diğer özellik pigment hücreleri ile ilgilidir. Kutikula içinde yer alan melanin pigmenti kahverengi iken ksantopterin pigmenti ise sarı renktedir. Bu sarı renkli pigment ışığı doğrudan elektrik enerjisine çevirerek adeta ışık hasadı yapan bir işçi gibi çalışır.
Bu bilgiler doğrultusunda düşünüldüğünde çok önemli bir sonuç ortaya çıkar. Bu arı türü diğer tüm özellikleri gibi güneş enerjisini toplama özelliğini de kendi iradesi ile ya da tesadüfen kazanmamıştır. Güneşin en sıcak olduğu saatlerin öğle saatleri olduğunu bilmesi, güneşi toplamak için bedeninde birtakım özel sistemler oluşturması elbette küçük bir arının akledebileceği davranışlar değildir. Arıların sahip oldukları bilgilerin tümünü bu canlılara ilham eden Yüce Allah’tır. Bir ayette bu gerçek şöyle haber verilmiştir:
“O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, 'şekil ve suret' verendir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O'nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakim'dir.” (Haşr Suresi, 24)
Bilgisayarlardan Hızlı Problem Çözen Arılar
“Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "Ol" der, o da hemen oluverir.” (Bakara Suresi, 117)
Ultraviyole Görüşüne Sahip Arılar
Arılar bir bahçeye girdiklerinde çiçekleri insanların gördüğünden daha farklı görürler. Çünkü ultraviyole ışığı ek bir renk olarak algılarlar ve çiçeklere baktıklarında insanların gördüğünden tamamen daha farklı desenler görürler. Bu desenler de rastgele oluşmuş değildir. Yüce Rabbimiz her çiçeğin üzerinde özel olarak farklı desenler yaratmıştır. Bu desenlerin özelliği, tıpkı uçakların iniş pistlerindeki çizgiler gibi, arıları nektarın olduğu yere yönlendirmektir. Böylece arılar hızlıca çiçeklerin nektarlarına ulaşabilirler.
Çiçekler ve arılar arasında çok önemli bir bağlantı vardır. Her iki canlı da birbirlerini cezbedecek şekilde Allah’ın ilhamıyla hareket ederler. Örneğin arılar tarafından döllenmesi gereken çiçekler, onları kendilerine çekecek nektarları salgılarlar. Allah çiçeklere kokuları veya canlı renkleriyle arıların dikkatini çekecek özellikler bahşetmiştir. Fakat çiçeklere bahşettiği özellikler bunlarla da sınırlı değildir. Çünkü çiçekler arıların nektarlara kolay ulaşmalarını sağlayan çizgilere de sahiptirler.
Arılar ve çiçekler arasındaki bu ilişki, insanlar açısından da son derece önemlidir. Çünkü arıcılığın tarımsal önemi çok büyüktür. Birçok meyve ağacı ve çiçek büyük ölçüde arılar aracılığı ile döllenir. Bu nedenle kimi uzmanlar arıların bu konudaki desteğini, bal üretiminden daha önemli bir katkı olarak değerlendirirler. Bu bilgiler düşünüldüğünde akla hemen Nahl Suresi'ndeki balarısı ile ilgili ayetler gelmektedir. Allah bu ayetlerde arıların tüm meyvelerden yemelerine dikkat çekmiştir:
“Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.” (Nahl Suresi, 68-69)
Arılar Diğer Tüm Canlılar Gibi Allah’ın İlhamıyla Hareket Ederler
“Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır.” (Casiye Suresi, 4)
Arıların Nektar Toplarken Aynı Çiçek Türünü Ziyaret Etmelerindeki Hikmet Nedir?
Çeşitli çiçeklerle dolu bir çayırda bal toplayan arılar, bir müddet izlenecek olursa ilginç bir durum dikkat çekecektir. Arılar her seferde sadece tek bir çiçek cinsi arasında gidip gelirler. Bir çiçekten diğerine uçarken başka cins çiçeklere dikkat bile etmezler.
Bazen günlerce aynı tür çiçekleri bu şekilde ziyaret eden arıların bu davranışları hem kendileri hem de çiçekler açısından faydalıdır. Bu durumu şöyle açıklayabiliriz: Bir çiçeğe ilk defa konan bir arı o çiçeğin yapısını tanımadığı zaman ufak bir nektar damlasını bulmak için çok uzun bir süre uğraşmak zorunda kalabilir. Arı ancak aynı çiçeğe beşinci veya altıncı kere konduktan sonra sürat ve beceri kazanır ve hedefine kolayca ulaştığı için zamandan kazanmaya başlar.
Bu durumun çiçekler açısından faydalı olan yönü ise, arıların tek çiçek türünü tercih etmeleri sayesinde süratli ve güvenilir bir döllenmenin sağlanıyor olmasıdır. Çünkü bir çiçeğin poleni başka çiçekleri dölleyemez ve ancak arıların aynı çiçekler arasında yaptıkları turlar sırasında çiçekler döllenmiş olur. Arılar aynı tür çiçekleri bulmak için kokudan faydalanırlar.
Arılar bir kere uğradıkları ve nektar ya da polen topladıkları çiçekleri koku bırakarak da işaretlerler. Bu sayede kendilerinden sonra buraya gelen arılar boş yere hem enerji hem de vakit kaybetmemiş olurlar.
Arıların Vücut Yapılarındaki Kusursuz Düzen
Arıların vücut yapılarında kusursuz bir yaratılış vardır. Arının her organı şu andaki görevlerini yerine getirebilmesi için özel olarak yaratılmıştır. Örneğin arının iskeleti son derece sağlamdır. Solunum sistemi havayı daha iyi kullanarak, dokulara daha fazla besin ulaştıracağı bir yapıya sahiptir. Kas yapısı ise vücudun her bölgesinde, ihtiyaca göre farklı özelliklere sahiptir. Örneğin kanatlarındaki kaslarında daha fazla oksijen sağlamak için diğer kaslarda bulunan dış zar yoktur. Aynı şekilde koku alma ve tat alma sistemlerinde de arının çiçek toplama gibi görevlerine son derece uygun yaratılmışlardır. Arıların kusursuz vücut yapılarının tümü, Allah'ın benzeri olmayan yaratma sanatının, sonsuz ilminin kanıtlarından yalnızca bir tanesidir. Allah ilim bakımından herşeyi kuşatmış olduğunu bir ayetinde şöyle bildirmektedir:
Sizin İlahınız yalnızca Allah'tır ki, O'nun dışında ilah yoktur. O, ilim bakımından her şeyi kuşatmıştır.” (Taha Suresi, 98)
Arıların Diğer Yaratılış Mucizesi Özelliklerine Örnekler
- Aynı kovandaki arılar günde 225.000 çiçeği ziyaret eder. Tek bir arı genellikle günde 50 ile 1000 arasında çiçek gezer. Bazen bu sayı birkaç bini bulabilir.
- Kraliçe arı günde 5-6 dakika arayla 2000 yumurta üretir. Bu şekilde her yıl yaklaşık 200 bin yumurta üretmiş olur.
- 450 gramlık bal üretebilmek için arıların 2 milyon çiçek gezmeleri gerekir. 1 kilo bal üretebilmek için ise dünyanın etrafını 4 kez dolaşacak kadar yol kat ederler.
- Bir arı saatte ortalama 20-25 kilometre hızla yol alabilir.
- Bir araştırmanın sonuçlarına göre, arı beyni, dünyanın en gelişmiş bilgisayarlarından daha hızlı çalışır. Bugün en gelişmiş bilgisayar saniyede 16 milyar işlem yapar. Arı beyninin işlem sayısı ise bunun tam 625 katı, yani 10 trilyondur. Üstelik arı beyni bu kadar fazla işlem yaparken bilgisayardan çok daha az enerji tüketir. 10 milyon arının tükettiği enerji, ancak 100 watt'lık bir ampulü yakmak için harcanan enerji kadardır (Arının beyni 10 mikrowattan daha az enerji tüketir).
- Bazı örümcek türleri Allah’ın, arıların nektarın yerini çabuk bulmaları için, yarattığı çiçeklerin üzerindeki desenleri taklit edip, kendi ağlarını örerken bu desenleri kullanırlar. Böylece arılar uzaktan örümcek ağını çiçek zannederler. Fakat arılar da tamamen savunmasız değillerdir. Çünkü ultraviyole ışığı fark ettikleri gibi, güneşin etrafındaki polarize ışığı da çok hassas şekilde görebilirler. Bu nedenle bulutlu bir günde bile güneşe bakarak evlerinin yönünü bulabilirler. Örümcek ağına çok yaklaşan bir arı, bunu yakalanmadan fark ederse, polarize güneş ışığına bakarak evinin yolunu bulabilir.
Arıcı 07-ANTALYA
Yorumlar